E. 1987/9
1987/9
Arabulucuya başvuran taraf vekilinin vekaletname suret harcı ödenmesi gerekir mi ? TBB vekalet pulu yapıştırılması zorunlu mu? .. (Arb.Av.Mehmet KAYA-Antalya Barosu) Gerekmez çünkü;
Arabuluculuk “Alternatif Uyuşmazlık Çözüm” yöntemi olup yargılama veya idari faaliyet , makam veya merci değildir.
Diğer yandan 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunun 3.maddesi ile düzenlenen dava şartı arabuluculuk başvurularının ücretsiz olduğu, hiçbir şekilde başvuran taraftan masraf, avans veya harç alınamayacağı da aynı maddenin 16.fıkrasında ve yasanın gerekçesinde açıklanmış olup “…anlaşmaya varılamaması hâlinde ise ileride haksız çıkacak taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanır.” Hükmüne haizdir.
1.) VEKALETNAME HARCI ALINAMAZ (Anayasa 73/3, Harçlar Y.1,2)
Bir kamu hizmetinden dolayı harç alınabilmesi, bu hizmetin kanunla belirlenmesine ve bu hususla ilgili harç alınmasına ilişkin düzenlemelerin de, kanunda yer almasına bağlıdır.
Anayasamızın 73/3. maddesinde; “Vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülükler kanunla konulur, değiştirilir veya kaldırılır.” hükmünü içermektedir.
Bu Anayasa kuralının, vergi, resim ve harç gibi parasal yükümlülüklerin veya bunlardan bağışıklığın, kapsam ve içeriğinin hiçbir kuşkuya yer vermeyecek biçimde ve açıkça gösterilmesi amacına yönelik bulunduğu bellidir.
Bu kanunilik ilkesine paralel olarak, 492 sayılı Harçlar Kanunu’nun 1.maddesinde, bu kanuna göre alınacak harçlar arasında, diğer harçlar yanında yargı harçları da, bulunmaktadır.
Aynı Kanunun 2. maddesinde ise, yargı işlemlerinden bu Kanuna bağlı ( 1 ) sayılı tarifede yazılı olanları, yargı harçlarına tabi olduğu vurgulanmıştır.
Arabuluculuk “Alternatif Uyuşmazlık Çözüm” yöntemi olup yargılama veya idari faaliyet olmadığı gibi arabulucu da makam veya merci değildir. (6325 s.y.1,2). Bu nedenle, arabulucuya taraf vekili olarak vekaletname sunan avukatın vekaletname harcı ödemesi gerekmez.
2.) VEKALETNAMEYE TBB PULU YAPIŞTIRILMASI GEREKMEZ (Anayasa 73/3,Av.K. 27)
1136 sayılı Avukatlık Kanununun 27.maddesinde “..avukatların -yetkili mercilere- sunduğu vekaletnamelere avukatın yapıştıracağı pul bedelleri ile geri ödemeden gelen paralar ve bunların gelirleridir. Bu pullar, Türkiye Barolar Birliğince bastırılır. Yapıştırılacak pulun değeri; 2.7.1964 tarihli ve 492 sayılı Harçlar Kanununun Yargı Harçları bölümünde yer alan vekaletname örnekleri için kullanılan harç tarifesi kadardır. (Değişik 3. cümle: 5043 – 13.1.2004 / m.2 – Yürürlük m.8) Yapıştırılacak pulun değeri; 2.7.1964 tarihli ve 492 sayılı Harçlar Kanununun Yargı Harçları bölümünde yer alan vekâletname örnekleri için kullanılan harç tarifesinin yüzde elli fazlası kadarıdır. (Ek cümle: 6111 – 13.2.2011 / m.195)
27/II “Avukatlarca vekaletname sunulan –merciler-, pul yapıştırılmamış veya pulu noksan olan vekaletname ve örneklerini kabul edemez.” Hükmüne haizdir.
Arabuluculuk “Alternatif Uyuşmazlık Çözüm” yöntemi olup yargılama veya idari faaliyet olmadığı gibi arabulucu da makam veya merci değildir. (6325 s.y.1,2). Bu nedenle, arabulucuya taraf vekili olarak vekaletname sunan avukatın vekaletnameye TBB pulu yapıştırması gerekmez. Arb.Av.Mehmet KAYA-Antalya Barosu
KANUN NO: 7036
İŞ MAHKEMELERİ KANUNU
Dava şartı olarak arabuluculuk
MADDE 3 – (1) Kanuna, bireysel veya toplu iş sözleşmesine dayanan işçi veya işveren alacağı ve tazminatı ile işe iade talebiyle açılan davalarda, arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.
3(16) Bu madde uyarınca arabuluculuk bürosu tarafından yapılması gereken zaruri giderler; arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılması hâlinde anlaşma uyarınca taraflarca ödenmek, anlaşmaya varılamaması hâlinde ise ileride haksız çıkacak taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanır.
KANUN NO: 1136
AVUKATLIK KANUNU (*)
STAJYERLERE BAROLARCA YAPILACAK YARDIM
o “İlgili İçtihatlar” Madde 27.- (Değişik: 4667 – 2.5.2001 / m.16) Staj süresince stajyerlere Türkiye Barolar Birliğince kredi verilir.
Ödenecek kredinin kaynağı; avukatların yetkili mercilere sunduğu vekaletnamelere avukatın yapıştıracağı pul bedelleri ile geri ödemeden gelen paralar ve bunların gelirleridir. Bu pullar, Türkiye Barolar Birliğince bastırılır. Yapıştırılacak pulun değeri; 2.7.1964 tarihli ve 492 sayılı Harçlar Kanununun Yargı Harçları bölümünde yer alan vekaletname örnekleri için kullanılan harç tarifesi kadardır. (Değişik 3. cümle: 5043 – 13.1.2004 / m.2 – Yürürlük m.8) Yapıştırılacak pulun değeri; 2.7.1964 tarihli ve 492 sayılı Harçlar Kanununun Yargı Harçları bölümünde yer alan vekâletname örnekleri için kullanılan harç tarifesinin yüzde elli fazlası kadarıdır. (Ek cümle: 6111 – 13.2.2011 / m.195) “Her yıl yenilenen vekâlet pulu bedeline ayrıca yüzde beş oranında ilave yapılır. Bu suretle elde edilecek kaynak avukat stajyerlerinin genel sağlık sigortası primlerinin ödenmesinde kullanılır. Kaynağın yetersizliği durumunda staj kredi fonundan aktarım yapılarak prim ödemesi yapılır. Bu primler Türkiye Barolar Birliği tarafından ödenir.” (Ek cümle: 5043 – 13.1.2004 / m.2 – Yürürlük m.8) Bu şekilde toplanan tüm pul bedelleri malî yönden Sayıştay denetimine tâbidir.
Avukatlarca vekaletname sunulan merciler, pul yapıştırılmamış veya pulu noksan olan vekaletname ve örneklerini kabul edemez. Gerektiğinde ilgiliye on günlük süre verilerek bu süre içinde pul tamamlanmadıkça vekaletname işleme konulamaz.
c)Avukatların tasdik ettiği vekaletname | 4,60 |
| suretlerinden (Tasdikli fotokopiler dahil) |
KANUN NO: 492
HARÇLAR KANUNU
MEVZUU :
o “İlgili İçtihatlar” MADDE 2 – Yargı işlemlerinden bu kanuna bağlı (1) sayılı tarifede yazılı olanları, yargı harçlarına tabidir.
İŞÇİ ALACAKLARININ TAKİBİ :
o “İlgili İçtihatlar” MADDE 33 – İş Mahkemeleri tarafından işçiler lehine hükme bağlanmış olan hak ve alacakların takibinde işçilerden hiç bir harç alınmadan gerekli işlem yapılır. Bu harçlar işçi haklı çıktığı takdirde takip sonunda hesap edilerek ayrıca bir hükme hacet kalmadan borçludan tahsil olunur.
KANUN NO: 6325
HUKUK UYUŞMAZLIKLARINDA ARABULUCULUK KANUNU
Tanımlar
MADDE 2 – (1) Bu Kanunun uygulanmasında;
a) Arabulucu: Arabuluculuk faaliyetini yürüten ve Bakanlıkça düzenlenen arabulucular siciline kaydedilmiş bulunan gerçek kişiyi,
b) Arabuluculuk: Sistematik teknikler uygulayarak, görüşmek ve müzakerelerde bulunmak amacıyla tarafları bir araya getiren, onların birbirlerini anlamalarını ve bu suretle çözümlerini kendilerinin üretmesini sağlamak için aralarında iletişim sürecinin kurulmasını gerçekleştiren, (Ek ibare: 7036 – 12.10.2017 / m.17) “tarafların çözüm üretemediklerinin ortaya çıkması hâlinde çözüm önerisi de getirebilen,” uzmanlık eğitimi almış olan tarafsız ve bağımsız bir üçüncü kişinin katılımıyla ve ihtiyarî olarak yürütülen uyuşmazlık çözüm yöntemini,
Arabulucunun seçilmesi
MADDE 14 – (1) Başkaca bir usul kararlaştırılmadıkça arabulucu veya arabulucular taraflarca seçilir.
KANUN NO: 7036
İŞ MAHKEMELERİ KANUNU
Dava şartı olarak arabuluculuk
MADDE 3 – (1) Kanuna, bireysel veya toplu iş sözleşmesine dayanan işçi veya işveren alacağı ve tazminatı ile işe iade talebiyle açılan davalarda, arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.
3(16) Bu madde uyarınca arabuluculuk bürosu tarafından yapılması gereken zaruri giderler; arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılması hâlinde anlaşma uyarınca taraflarca ödenmek, anlaşmaya varılamaması hâlinde ise ileride haksız çıkacak taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanır.
2709 SAYILI TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASASI (1982) (*)
VI. VERGİ ÖDEVİ
o “İlgili İçtihatlar” MADDE 73 – Herkes, kamu giderlerini karşılamak üzere, malî gücüne göre, vergi ödemekle yükümlüdür.
Vergi yükünün adaletli ve dengeli dağılımı, maliye politikasının sosyal amacıdır.
Vergi, resim, harç ve benzeri malî yükümlülükler kanunla konulur, değiştirilir veya kaldırılır.
Vergi, resim, harç ve benzeri malî yükümlülüklerin muaflık, istisnalar ve indirimleriyle oranlarına ilişkin hükümlerinde kanunun belirttiği yukarı ve aşağı sınırlar içinde değişiklik yapmak yetkisi Bakanlar Kuruluna verilebilir.
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının, Vergi Ödevi Başlıklı 73. maddesinde; “Vergi, resim, harç ve benzeri malî yükümlülüklerin kanunla konulacağı, değiştirileceği veya kaldırılacağı, Vergi, resim, harç ve benzeri malî yükümlülüklerin muaflık, istisnalar ve indirimleriyle oranlarına ilişkin hükümlerinde kanunun belirttiği yukarı ve aşağı sınırlar içinde değişiklik yapmak yetkisinin Bakanlar Kuruluna verilebileceği”,
Bir kamu hizmetinden dolayı harç alınabilmesi, bu hizmetin kanunla belirlenmesine ve bu hususla ilgili harç alınmasına ilişkin düzenlemelerin de, kanunda yer almasına bağlıdır.
Nitekim 1982 Anayasası’nın 73/3. maddesinde; “Vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülükler kanunla konulur, değiştirilir veya kaldırılır.” hükmünü içermektedir.
Bu Anayasa kuralının, vergi, resim ve harç gibi parasal yükümlülüklerin veya bunlardan bağışıklığın, kapsam ve içeriğinin hiçbir kuşkuya yer vermeyecek biçimde ve açıkça gösterilmesi amacına yönelik bulunduğu açıktır. O halde, harca ilişkin bir yasa hükmünün yorumu ve uygulanmasında, bu ilke ve amacın gözden uzak tutulmaması gerekir. Aksi halde, kişi ve kurumların yasal dayanağı olmayan bir yükümlülük altına sokulmaları veya Devletin önemli bir gelir kaynağından yoksun bırakılması gibi, Yasa Koyucunun amacına aykırı ve sakıncalı sonuçların doğmasına yol açılmış olur ( HGK.’nun 12.05.1982 gün ve 1982/5-341 E. – 493 K. sayılı ilamı ).
Bu kanunilik ilkesine paralel olarak, 492 sayılı Harçlar Kanunu’nun 1. maddesinde, bu kanuna göre alınacak harçlar arasında, diğer harçlar yanında yargı harçları da, bulunmaktadır.
Aynı Kanunun 2.maddesinde ise, yargı işlemlerinden bu Kanuna bağlı ( 1 ) sayılı tarifede yazılı olanların, yargı harçlarına tabi olduğu vurgulanmıştır.
Bu arada yargı harcı, devletin mahkemeler aracılığıyla yaptığı hizmete, ondan yararlananların katkısıdır ( YİBK. 16.11.1983 gün ve 1983/5 E.- 6 K. ).
Harçlar konusunda genel düzenleme içeren, 492 sayılı Harçlar Kanunu’nun gerekçesinde harcın tanımı “fertlerin özel menfaatlerine ilişkin olarak, kamu kurumları ve hizmetlerinden yararlanmaları karşılığında yaptıkları ödemelerdir” biçiminde yapılmıştır ( Bu harç tanımını benimseyen Anayasa Mahkemesi kararları için bakınız: 31.03.1987 gün ve 1986/20 E.-1987/9 K.; 14.02.1991 gün ve 1990/18 E.-1991/14 K.; 28.09.1995 gün ve 1995/24 E.-52 K.; Benzeri tanım için bakınız: H.G.K.’nun 12.05.1982 gün ve 1982/5-341 E,-493 K. sayılı ilamı ).
Buna göre bir hizmetin harç konusu olabilmesi için; kişilerin bir kamu kurumundan yararlanmaları kişilere kamu eliyle özel bir yarar sağlanması ve kamu idaresinin kişilerin özel bir işiyle uğraşması gerekmektedir ( Y.İ.B.K. 7.12.1964 gün ve 1964/3 E.-5 K.; Anayasa Mahkemesi’nin 31.03.1987 gün ve 1986/20 E.-1987/9 K. sayılı kararları ).
Bir kamu hizmetinden dolayı harç alınabilmesi, bu hizmetin kanunla belirlenmesine ve bu hususla ilgili harç alınmasına ilişkin düzenlemelerin de, kanunda yer almasına bağlıdır.
Nitekim 1982 Anayasası’nın 73/3. maddesinde; “Vergi, resim, harç ve benzeri mali yükümlülükler kanunla konulur, değiştirilir veya kaldırılır.” hükmünü içermektedir.
Bu Anayasa kuralının, vergi, resim ve harç gibi parasal yükümlülüklerin veya bunlardan bağışıklığın, kapsam ve içeriğinin hiçbir kuşkuya yer vermeyecek biçimde ve açıkça gösterilmesi amacına yönelik bulunduğu bellidir.
Bu kanunilik ilkesine paralel olarak, 492 sayılı Harçlar Kanunu’nun 1.maddesinde, bu kanuna göre alınacak harçlar arasında, diğer harçlar yanında yargı harçlan da, bulunmaktadır.
Aynı Kanunun 2. maddesinde ise, yargı işlemlerinden bu Kanuna bağlı ( 1 ) sayılı tarifede yazılı olanları, yargı harçlarına tabi olduğu vurgulanmıştır.
Bu arada yargı harcı, devletin mahkemeler aracılığıyla yaptığı hizmete, ondan yararlananların katkısıdır ( Y.İ.B.K. 16.12.1983 gün ve 1983/5 E.-6 K. ).
Yargı işlemlerinden alınacak harçlar ödenmedikçe müteakip işlemlerin yapılmayacağını belirten kural, bireylerin özel menfaatleriyle ilgili olarak yargı hizmetinden yararlanmalarını, bu hizmetin karşılığı olan haran ödenmesi koşuluna bağladığından, hak arama özgürlüğünü sınırlandıran bir nitelik taşımamaktadır.
