11. Hukuk Dairesi – E. 2016/13056 – K. 2018/943
2016/13056
2018/943
11. Hukuk Dairesi
11. Hukuk Dairesi 2016/13799 E. , 2018/4505 K.
“İçtihat Metni”
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİTaraflar arasında görülen davada … 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 18.03.2016 tarih ve 2015/367-2016/288 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:Davacı vekili, davalıdan kullandığı ticari krediden dolayı müvekkilinden dosya masrafı, yapılandırma ücreti gibi masrafların alındığını, bankaların asıl kazancının faizler olduğunu, faiz geliri dışında tüketicilerden veya tacirlerden yapılan kesintilerin haksız olduğunu, müzakere edilmediğini, tek taraflı olarak düzenlendiğini ileri sürerek, şimdilik 1.000 TL kesintinin kesinti tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili, müvekkilinin tacir olup ücret isteme hakkının olduğunu, sözleşme gereği yapılan kesintilerin hukuka uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki kredi sözleşmelerinin 2007, 2008 ve 2010 tarihli olduğu, 6098 sayılı TBK’nın yürürlük tarihi dikkate alındığında bu sözleşmelere genel işlem koşulunun uygulanmasının mümkün olmadığı, sözleşme kapsamında alınan masrafların iadesinin istenemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.Dava, davacının davalı bankadan değişik tarihlerde kullandığı ticari krediler sebebiyle kredi istihbarat ücreti, kredi tahsis ve değerleme ücreti, kredi açılış masrafı ve erken kapama komisyonu adı altında yapılan kesintilerin istirdadı istemine ilişkin olup, mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.Dava konusu ticari kredi sözleşmelerinin 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun yürürlükte bulunduğu dönemde imzalandığı anlaşılmaktadır. Bu bakımdan öncelikle bütün sözleşmeler ve ekleri incelenip dava konusu meblağın hangi kalemlerden oluştuğu dikkate alınarak, sözleşmede belirlenmiş bir ücretin olması durumunda belirlenen ücretin, olmaması durumunda ise emsal banka uygulamaları araştırılıp, diğer bankalarca hangi oranda ücret tahakkuk ettirildiği ve buna göre davalı banka uygulamasının yerinde olup olmadığı, davacıya iadesi gereken miktar bulunup bulunmadığı ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 144. maddesi kapsamında, Bakanlar Kurulunun 16/10/2006 tarih ve 2006/11188 sayılı kararına istinaden Merkez Bankasının 2006/1 sayılı Tebliği’nin 4. maddesi de göz önünde bulundurulmak suretiyle değerlendirme yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm tesisi isabetli görülmeyip bozmayı gerektirmiştir.SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 18.06.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
T.C.
YARGITAY
11. HUKUK DAİRESİ
E. 2016/13056
K. 2018/943
T. 12.2.2018
DAVA : Taraflar arasında görülen davada …. 10. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 10/03/2016 tarih ve 2015/119-2016/144 Sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
KARAR : Davacı; davalı banka ile 12.07.2011 tarihli genel kredi sözleşmesi imzaladığını ve bu sözleşme gereğince ticari kredi kullandığını, kredinin kullanımı sırasında kendisinden 983,85 TL komisyon adı altında ücret tahsil edildiğini, ayrıca kredinin erken kapatılması sırasında erken kapatma komisyonu adı altında 10.000,00 TL, faiz olarak 649,36 TL ve BSMV olarak 532,46 TL ücret tahsil edildiğini, ayrıca bankadan istediği bilgiler için 105,00 TL dekont ücreti alındığını, böylece kendisinden toplam 12.270,67 TL haksız ücret tahsil edildiğini ileri sürerek anılan miktarın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre; davacı tarafından davalı bankadan ticari kredi kullanıldığı, davalı tarafından alınan komisyon faiz ve dekont ücretinin hukuka uygun olduğu, ancak kredinin erken kapatılması sırasında davalı bankanın emsal bankaların tahsil ettiği ortalamanın üzerinde kredi borcunun %8.8’i oranında erken kapama komisyonu alınmasının hukuka uygun olmadığı, emsal bankaların aldığı komisyon ortalamasının üzerinde olan 8.110,72 TL’nin iadesinin gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüyle 8.110,72 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve emsal bankaların aldığı erken kapama komisyon oranları dikkate alınarak makul oranda erken kapama komisyonu belirlenmiş olmasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan sebeplerle davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 415,04 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 12/02/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
