250 TL olarak acilan vekalet ucreti kismi davada tuketici mahkemesi gorevli
13. Hukuk Dai̇resi̇
2016/13604
2016/17570
2016-09-29
İSTANBUL 24. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
İçtihat Metni
Avukat- Müvekkil ilişkisinden doğan uyuşmazlıkta görevli mahkemenin Tüketici Mahkemesi olduğuna ilişkin İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin Kararı. İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
19. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2018/1224
KARAR NO : 2018/1180
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : OSMAN KİPER (34250)
*ÜYE : SANİYE USLU (35492)
ÜYE : ÇİĞDEM EDE (36068)
KATİP : AYŞEGÜL YEŞİLOĞLU (158831)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İSTANBUL 24. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 12/02/2018
NUMARASI : 2018/37 2018/99
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
VEKİLİ : Av. MEHMET ARSLAN-Asmalımescit Mah. İstiklal Cad. Terkoz Pasajı 4. Kat D: 401 Beyoğlu/ İSTANBUL
DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali
KARAR TARİHİ : 02/07/2018
KARARIN YAZILMA TARİHİ : 03/07/2018
İSTANBUL 24. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ 12/02/2018 tarihli ve 2018/….. Esas, 2018/……… Karar sayılı dosyasında verilen karar istinaf incelemesi için dairemize tevzi edilmekle Dairemiz yukarıda belirtilen esas sırasına kaydı yapıldı.
Dosya incelendi.
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle : Davalı adına İstanbul 10. Tüketici Mahkemesinde açılan dava ve yapılan işlemler nedeniyle oluşan vekalet ve dava masrafı alacaklarının tahsili amacıyla davalı aleyhine İstanbul 33. İcra Müdürlüğünün 2017/……….Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı tarafın icra takibine itiraz ederek icra takibinin durduğunu, davalının iddialarının gerçek olmadığını beyan etmekle icra takibine yapılan itirazın iptalini, takibin kaldığı yerden devamına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Davacının vekalet sözleşmesinden kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirmediğini, davanın görevsiz mahkemede açıldığını beyan etmekle, dava hakkında görevsizlik kararı verilmesini davanın esastan reddini talep etmiştir.
İstanbul 24. Asliye Hukuk Mahkemesi 12/02/2018 tarih, 2018/………..Esas,………… Karar sayılı “6502 Sayılı Kanunun 73, HMK. nun 114/1-c, 115/.1 maddelerine göre Mahkememiz görevsiz olduğundan davanın usulden reddine,HMK. nun 20, 331/2. Maddeleri gereğince karar kesinleştiğinde ve 2 hafta içinde talep halinde dava dosyasının görevli İstanbul Tüketici Mahkemesine gönderilmesine,” kararı davacı tarafından istinaf edilmiştir.
Davacı, verilen görevsizlik kararının doğru olmadığı gerekçeleriyle istinaf talebinde bulunmuştur.
Davacı avukat, davalı adına takip ettiği dava dosyasında hak ettiği vekalet ücretinin tahsili için davalı aleyhine başlattığı icra takibine davalının haksız itirazının iptali istemiyle eldeki davayı açmıştır.
Mahkemece davalının tüketici olduğu 6502 sayılı tüketicinin korunması hakkındaki kanun maddeleri değerlendirilerek açılan davaya bakmaya tüketici mahkemesinin görevli olduğu gerekçeleriyle görevsizlik kararı verilmiştir.
Davacının istinaf taleplerinin incelenmesinde, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç Başlıklı 1. maddesinde Kanunun amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2. maddesinde “Bu Kanun, her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsar.” hükmüne yer verilmiştir. Satıcı; “Kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla tüketiciye mal sunan ya da mal sunanın adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi”; tüketici ise “Ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi” ifade etmektedir. Aynı Kanunun 3. maddesinde de “Tüketici işlemi”, “Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukukî işlemi” ifade eder şeklinde tanımlanmıştır. Bir işlemin 6502 sayılı Kanun kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukukî işlemin olması gerekir.
Bir hukukî işlemin sadece 6502 sayılı Kanunda düzenlenmiş olması tek başına o işlemden kaynaklanan uyuşmazlığın tüketici mahkemesinde görülmesini gerektirmez. Bir hukuki işlemin 6502 sayılı Kanun kapsamında kaldığının kabul edilmesi için taraflardan birinin tüketici olması gerekir.
Somut uyuşmazlıkta davacı avukatın davalının İstanbul 10. Tüketici Mahkemesinin 2016/……….Esas sayılı dosya masrafıyla ilgili davasını takip ettiği, uyuşmazlığında bu vekalet ilişkisinden kaynaklandığı, davalının tüketici mahkemesindeki davasında tüketici olarak kabulü gerekeceğinden, mahkemece verilen görevsizlik kararı 6502 sayılı yasa kapsamında değerlendirilerek usul ve yasaya uygun bulunmuştur.
İstinaf sebepleri ve dosya kapsamında yapılan incelemede verilen karar ve gerekçesi, göz önüne alındığında ilk derece mahkemesinin kararı usul ve yasaya uygun olduğundan davacının istinaf talepleri yerinde görülmemiş olup aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle:
Davacının istinaf kanun yolu başvurusunun ESASTAN REDDİNE,
Davacı tarafından yatırılan harcın mahsubu ile yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
Davacı tarafından yapılan istinaf kanun yolu giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına, artan kısmen talep halinde ilk derece mahkemesince kendine iadesine,
Davanın ve dosya üzerinde yapılan yargılamanın niteliği ve avukatlık asgari ücret tarifesi göz önünde bulundurularak aleyhine istinaf kanun yoluna başvurulan davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
Karar tebliği, harç takibi ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dair; dosya üzerinde, tarafların ve vekillerin yokluğunda oy birliği ile KESİN olarak verilen karar, açıkça okundu. 02/07/2018
T.C.
YARGITAY
13. HUKUK DAİRESİ
E. 2016/13604
K. 2016/17570
T. 29.9.2016
DAVA : Taraflar arasındaki menfi tespit avukatlık ücreti davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR : Davacı, davalı tarafından vekil tayin edildiğini, vekalet görevini özenle yerine getirirken bilmediği bir sebeple haksız azil edildiği gerekçesiyle fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla gerçek miktar bilirkişi raporu ile sabit oluncaya kadar şimdilik 250 Tl'nin tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, davalı tarafa tebligat yapılmadan ;dosya üzerinden yapılan incelemede davanın dava şartı yokluğu sebebiyle davanın REDDİNE, karar verilmiş, hüküm davacı tarafça temyiz edilmiştir.
Eldeki davada, davacı davayı açarken, vekalet görevini özenle yürütmesine rağmen haksız azil edildiğini iddia ederek, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 250 TL'nin tahsilini istemiştir. Mahkemece; 6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 68/1. maddesinde öngörülen; “ Değeri ikibin ikiyüz Türk Lirasının altında bulunan uyuşmazlıklarda ilçe tüketici hakem heyetlerine, üç bin üçyüz Türk Lirasının altında bulunan uyuşmazlıklarda il tüketici hakem heyetlerine, büyükşehir statüsünde bulunan illerde ise iki bin iki yüz Türk Lirası ile üç bin üç yüz Türk Lirası arasındaki uyuşmazlıklarda il tüketici hakem heyetlerine başvuru zorunludur. Bu uyuşmazlıklarda heyetin vereceği kararlar tarafları bağlar. Taraflar bu kararlara karşı 15 gün içinde Tüketici Mahkemesine itiraz edebilirler.Hakem Heyeti kararlarına karşı yapılan itiraz üzerine Tüketici Mahkemesi'nin vereceği karar kesindir” hükmü uyarınca 6502 Sayılı Kanun'un uygulanmasından kaynaklanan ve dava tarihi itibariyle 2.200,00 TL'nin altında bulunan uyuşmazlıklarda ilçe tüketici hakem heyetine başvurulmadan tüketici mahkemesinde dava açılamayacağı gerekçesi ile davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmiştir. Hemen belirtilmelidir ki taraflar arasında muarazadan dolayı alacağın varlığı bellidir ve eldeki dava kısmi dava niteliğindedir.Davacı davayı açarken fazlaya dair haklarını saklı tutmuş olduğuna göre mahkemece, işin esasına girilmesi, vekalet ücretine yönelik olarak mahkemece, taraf ve Yargıtay denetimine uygun rapor alınması, belirlenecek miktara göre dava şartlarının oluşup oluşmadığı hususunda bir karar vermesi gerekirken bu husus gözetilmeksizin hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan sebeple hükmün davacılar yararına BOZULMASINA, peşin alınan 29,20 TL harcın istenmesi halinde iadesine, 29/09/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
