birden cok haciz varken birinin kaldirilmak istenilmesinde harc olmaz
12. Hukuk Dai̇resi̇
2012/6933
2012/24073
2012-07-10
İçtihat Metni
T.C.
YARGITAY
12. HUKUK DAİRESİ
E. 2012/6933
K. 2012/24073
T. 10.7.2012
492/m. 23
DAVA : Yukarıda tarih ve Numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi İrfan Sıvakcıgil tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği düşünüldü:
KARAR : Şikayet konusu harç miktarı 6.067 TL olmakla, İ.İ.K.363. maddesindeki kesinlik sınırının üzerinde kaldığı anlaşıldığından İzmir 3. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2011/768E, 2011/819K. Sayılı, 11.11.2011 tarihli temyiz talebinin reddine dair ek kararının kaldırılmasına oybirliğiyle karar verildi, anılan mahkemenin aynı sayılı ve 19.9.2011 tarihli kararının temyiz incelemesine geçildi.
Alacaklı tarafından borçlu aleyhine başlatılan takipte, alacaklının, borçluya ait hacizli taşınmazlardan birine konulan haczin kaldırılmasını talep ettiğini, icra müdürlüğünce, ancak tahsil harcının ödenmesi halinde haczin kaldırılmasına karar verildiğini belirterek işlemin iptali istemiyle icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece, haczin kaldırılması isteminin alacağın haricen tahsiline karine oluşturduğu gerekçesiyle istemin reddedildiği anlaşılmaktadır.
492 Sayılı Harçlar Kanunu'nun 23. maddesinde “Her ne sebep ve suretle olursa olsun, icra takibinden vazgeçildiğinin zabıtnamaye yazılması için vazgeçilen miktara ait tahsil harcının yarısı alınır. Ancak haczedilen mal satılıp paraya çevrildikten sonra vazgeçilirse tahsil harcı tam olarak alınır düzenlemesine yer verilmiştir.
Tüm hacizlerin kaldırılması istemi, alacağın haricen tahsil edildiğine karine teşkil edeceğinden, hacizlerin kaldırılması için anılan yasa hükmüne uygun olarak tahsil harcının ödenmesi zorunludur.
Somut olayda, borçluya ait Konak'ta 3 adet, Çeşme'de 2 adet taşınmazın kayden haczedildiği, şikayete konu diğer taşınmazlar üzerindeki hacizlerin devam ettiği görülmektedir. Sözkonusu taşınmazların bulunduğu yerler ve değerleri dikkate alındığında kalan parsellerin takip konusu borcu karşılayabilecek miktarlarda olduğu anlaşılmaktadır. Alacaklı vekilinin hacizli taşınmazlardan sadece birisine dair haczin kaldırılması talebinde bulunması, başka bir ifadeyle diğer taşınmazlar üzerinde haczin devam etmesi halinde yukarda açıklanan kural uygulanamaz. Bu durumda, bir taşınmaz yönünden haczin kaldırılması istemi, alacağın haricen tahsil edildiğine karine oluşturmaz.
O halde, mahkemece, şikayetin kabulüyle icra müdürlüğü işleminin iptaline karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle istemin reddi isabetsizdir.
SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kabulüyle mahkeme kararının yukarda yazılı sebeplerle İ.İ.K.'nun 366. ve H.U.M.K.'nun 428. maddeleri uyarınca ( BOZULMASINA ), ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 10.7.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
yarx
