bosanma ve ferileri kesinlesmeden takip yapilamaz – 8. Hukuk Dai̇resi̇ 2013/6614 E.
8. Hukuk Dai̇resi̇
2013/6614
2013/11569
2013-09-10
İçtihat Metni
T.C.
YARGITAY
8. HUKUK DAİRESİ
E. 2013/6614
K. 2013/11569
T. 10.9.2013
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
KARAR : Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de:
Takibin konusunun Eceabat Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ( Aile Mahkemesi sıfatıyla ) 2009/41 E. 2012/38 K. sayılı boşanma ilamı olduğu. Mahkemece tarafların boşanmasına, davacı-karşı davalı için 2.500 TL manevi tazminata, takdir edilen aylık 300 TL tedbir nafakasının karar kesinleştikten sonra aylık 300 TL yoksulluk nafakası olarak devamına hükmedilmiş olup, icra dosyasındaki takip talebinden boşanma kararının eklentileri olan tedbir nafakası ( karar kesinleşinceye kadar her ay 300 TL tedbir nafakası, karar kesinleştikten sonra ise her ay 300 TL yoksulluk nafakası şeklinde ), manevi tazminat, yargılama gideri ve vekalet ücretinin takibe konulduğu anlaşılmıştır. Borçlu İcra Mahkemesine yaptığı başvurusunda, ilamın kesinleşmediğini, kesinleşmemiş tedbir nafakasının ilamsız icra yoluyla istenebileceğini, dayanak belgelerin icra takibine eklenmediğini belirterek takibin iptalini istemiştir. Mahkemece ilamın kesinleşmediği, tedbir nafakasının karar kesinleştikten sonra yoksulluk nafakasına dönüşeceği, yoksulluk nafakasının, manevi tazminat, yargılama gideri ve vekalet ücretinin boşanmanın ferisi olup kesinleşmeden takibe konulamayacağı gerekçesiyle takibin iptaline karar verilmesi üzerine hüküm alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
6100 Sayılı Yasaya eklenen Geçici Madde 3 atfıyla uygulanması gereken H.U.M.K. 443/4 ( H.M.K. 367 ) maddesi gereğince aile ve şahsın hukukuyla ilgili hükümler kesinleşmedikçe takibe konu edilemezler. Ayrıca boşanma kararının eklentisi olan yoksulluk nafakası, tazminat, vekalet ücreti ve yargılama giderine yönelik hükümleri de aynı kurala tabidirler. Boşanma ilamı daha önce kesinleşmiş ise iştirak-yoksulluk nafakası, tazminat, vekalet ücreti ve yargılama gideri isteklerinin takibe konulabilmesi için nitelikleri gözetildiğinde kesinleşmeleri gerekli değildir ( HGK.nun 28.2.2001 tarih 2001/12-206 E. 2001/217 K. ) Anılan Yasa maddesinde tedbir nafakasının infazı ilamın kesinleşmesine bağlı tutulmamıştır. Somut olayda, talep edildiği aşamada, tedbir alacağı ilamada bağlanmış olduğundan, tedbir nafakası yönünden ret kararı verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle istemin tümünün kabulü doğru değildir.
SONUÇ : Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulüyle Mahkeme kararının yukarda yazılı sebeplerle İ.İ.K.nun 366 ve H.U.M.K.nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, taraflarca H.U.M.K.nun 388/4. ( H.M.K.m.297/ç ) ve İ.İ.K.nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 10.9.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
