E. 2015/9679 – K. 2016/4301

Esas No
2015/9679
Karar No
2016/4301
Esas No2015/9679
Karar No2016/4301

T.C.
YARGITAY
11. HUKUK DAİRESİ
E. 2015/9679
K. 2016/4301
T. 18.4.2016
DAVA : Taraflar arasında görülen davada … Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 16.3.2015 tarih ve 2012/271-2015/196 Sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
KARAR : Davacı vekili, davacı nezdinde abonman sözleşmesine istinaden tanzim edilmiş nakliyat sigorta poliçeleri ile sigortalı olan , dava dışı … tarafından satın alınan 1724 adet …, 7 adet …, 192 adet … „ 76 adet … ve 28 adet …, 2 adet …, 65 adet … emtiasının … gemisi ile … limanından … limanına taşınmasını davalının(borçlu) konişmento ile üstlendiğini, davalının söz konusu emtiaları hasarsız ve eksiksiz olarak belirlenen zamanda varış limanına taşıma yükümlülüğü altına girdiğini, yapılan inceleme ve ekspertiz raporu neticesinde emtianın hasarlı olarak teslim edildiğinin tespit edildiğini, dava dışı şirkete poliçe limiti dahilinde 2.183,00 TL hasar tazminatı ödediğini,, söz konusu alacak için icra takibi yapıldığını, davalının bu takibe İtiraz ettiğini belirterek, itirazın iptalini ve takibin devamını istemiştir.
Davalı vekili, davalının sorumluluğunun deniz taşıması ile sınırlı olduğunu, talep edilen zararın fahiş olduğunu, hasarın yüklemeden önce meydana geldiğini belirterek, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı taşıyan TTK gereği malları teslim almasından itibaren malların teslim edilmesine kadar geçen sürede taşınan eşyaya gelecek zarardan sorumlu tutulabilecek olup, tahliye tarihinden önce tutulan ve yüklemeden önceye ait bulunan “yükleme raporu”na göre, tazmini talep edilen zararın taşıma için teslim alınmadan önce meydana geldiği, araçta meydana gelen zararın yine taşıma sırasında meydana geldiğinin davacı tarafça ıspatlanamadığı gerekçesiyle, davanın reddine, takip alacakılsı davacının kötü niyetli olduğu ıspat edilemediği gerekçesiyle, davalının kötü niyet tazminatı talebinnin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 01,50 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 18.4.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
T.C.
YARGITAY
11. HUKUK DAİRESİ
E. 2015/8263
K. 2016/3076
T. 21.3.2016
DAVA : Taraflar arasında görülen davada… Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 27.2.2014 tarih ve 2012/240-2014/29 Sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı … …A’ya izafeten …. vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
KARAR : Davacı vekili, müvekkilinin dava dışı ….’ye ait…’ya gönderilen malları nakliyat emtea sigorta poliçesi kapsamında sigortaladığını, sigorta konusu emtiaların varma yeri olan … Limanı’nda yapılan kontrollerde… içinde olmadığının resmi makamlar tarafından tespit edilip tutanak altına alındığını, davalıların davaya konu taşımayı yapanlar olduğunu, malların eksiksiz ve hasarsız biçimde konteynere yüklendiğini, taşıma sırasında kaybolan mallar sebebiyle yapılan ekspertiz raporu uyarınca sigortalı şirkete ödeme yapıldığını, yapılan ödeme sebebiyle sigortalının haklarına halef olunduğunu, davalıların hasar bedelini ödemeye yanaşmadığını ileri sürerek 129.307,00 TL’nin ödeme tarihinden itibaren işletilecek avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, dava dışı sigortalı şirketin ihraç ettiği ürünlerin taşınması işini bizzat ayarladığını, bu kapsamda ihraç edilen malların ilk önce fabrikadan…’da bulunan… Terminali’ne karayolu ile taşındığını, bunun için davalı …. şirketinin aracılığıyla …. ile anlaşıldığını, ….’nin de dava dış….. ile anlaştığını, bu şekilde karayoluyla limana getirilen malların davalı …… tarafından deniz taşımasına konu edildiğini, davacı … şirketince iki aşamalı olarak yapılan taşıma işinin deniz taşımasına dair kısmının sigortaya konu edildiğini, taşmaya konu mallardaki hasarın hangi aşamada ortaya çıktığının tespitinin gerektiğini, davacının ödeme yaptığı sigortalısına halef sıfatıyla dava açtığını, ancak satış sözleşmesinin … board) koşuluyla gerçekleştiğini, Fob satış yönteminde malların gemide alıcıya teslimiyle hasarın alıcıya geçtiğini, bu doğrultuda satıcı olan sigortalının mallar
üzerinde sigorta konusu yapılacak bir yararı bulunmadığından davacı tarafından yapılan ödemenin hatır ödemesi niteliğinde bulunduğunu, sigortanın deniz taşımasına dair olması sebebiyle kara taşımasını yapan ve aracılık eden davalılara husumet yöneltilemeyeceğini, davalılardan… yönünden hem….’nin acentesi sıfatıyla ona izafeten hem de bizzat husumet yöneltildiğini, bir davada hem temsil edilen hem temsil edenin aynı olay sebebiyle dava edilebilmesi için ayrı ayrı dava sebeplerinin belirtilmesi gerektiğini, bu nedenle….’ye izafeten… aleyhine açılan davanın pasif husumet yokluğundan reddinin gerektiğini, davaya konu olayda hasar ihbarına dair gerekli işlemlerin süresinde ve usulünce yapılmadığını, taşımaya dair konteynerde…. kayıtlarının yer aldığını, bu kayıtlar uyarınca konteynerin yükleten tarafından tamamen doldurulduktan sonra taşıyana mühürlü durumda teslim edildiğinin anlaşıldığını, taşınan malların sigortalı tarafından konteynere yüklenip mühürlendiğini, taşıyanın sorumluluğunun kabulü halinde dahi sorumluluğun sınırlı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dava dışı sigortalı şirket tarafından alıcısına teslim edilmesi gereken malların teslim edilemediği bu sebeple sigortalı şirketin zararının doğduğu bu zararın davacı sigortacı tarafından giderildiği, bu sebeple davalıların aktif husumete dair itirazlarının reddinin gerektiği, taşıyanın sorumluluğunun malın zilyetliğinin teslim alınmasından gönderilene teslimine kadar devam ettiği, somut olayda taşıyan sıfatını haiz …’nın varma limanında liman işletmesiyle yaptığı tahliye sözleşmesi kapsamında liman işletmesinin taşıma sürecine ifa yardımcısı olarak dahil olduğu, taşıyanın ifa yardımcılarının eylemlerinden de sorumlu bulunduğu, taşınan eşyaların deniz taşıması sırasında gemiye yüklendiğinin anlaşıldığı, yüküm alıcıya teslim edilmeden tahliye limanında konteynerin boşaltılması suretiyle çalındığı, bu sebeple taşıyanın sorumlu olduğu, taşımaya konu emteanın cinsi, türü, adedi, markası, kilosu, ve değerini belirten hususların … yer alması sebebiyle 6762 Sayılı TTK’nın 1114. maddesinde yer alan sınırlamanın olaya uygulanamayacağı, zararın hesabında gümrük ve sair masraflar ile navlun bedelinin dikkate alınamayacağı, hasara uğrayan malın fatura bedelinin reel değer olarak kabul edilmesinin uygun olacağı, poliçe uyarınca ödenen % 10 ilave bedelin sigortalının yoksun kalınan karına tekabül etmesi sebebiyle hasar hesabında dikkate alınamayacağı, bu doğrultuda …. ile Arkas …. yönünden açılan davaların zararın kara taşıması sırasında meydana gelmemiş olması ve….’nin acente olması sebebiyle doğrudan dava açılamayacağı gerekçesiyle reddinin gerektiği,….. ile… şirketlerinin aynı olması sebebiyle ….. yönünden açılan davada karar verilmesine yer olmadığı, davalılardan….’ya izafeten….’ye açılan davanın taşımanın … tarafından yerine getirildiği gerekçesiyle kısmen kabulünün gerektiği belirtilerek 117.545,07 TL’nin ödeme tarihi olan 24.8.2011 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle davalı … …’ya izafeten…..’den tahsiline, fazlaya dair istemin reddine, davalılar …. ile… yönünden açılan davanın reddine, davalı …… hakkında açılan davada karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı, davalı …….’ya izafeten … vekili temyiz etmiştir.
1-)Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, temyiz eden davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-)Dava, nakliyat…sigorta poliçesinden kaynaklanan rücüen alacak istemine ilişkindir. Somut olayda, dava dışı ….. tarafından…’ya ihraç edilen mallar deniz taşımasına dair nakliyat emtia sigorta poliçesi kapsamında sigortalanmış, varma yeri olan… Limanı’nda yapılan kontrollerde malların taşındığı konteyner içerisinden çalındığı gümrük yetkilileri tarafından tespit edilip buna dair tutanak tutulmuş ve davacı tarafından yapılan ekspertiz çalışmaları neticesinde sigortalıya hasar bedeli ödenerek taşımayı yaptığı belirtilen davalı şirketler aleyhine rücen alacak davası açılmıştır. Mahkemece yapılan yargılama neticesinde malların satıcının fabrikasından ….’ne kadar taşınması işinin sigorta kapsamında kalmadığına, hasarın deniz taşıması sırasında meydana geldiğine dair tespit ve değerlendirmelerde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak, dosya içerisinde yer alan sigortalı satıcı tarafından düzenlenen ve hasara konu malların da içerisinde yer aldığı faturadan satış sözleşmesinin… satış usülüne göre yapıldığı anlaşılmaktadır…. satış usülünde ihracatçı sözleşmede belirtilen tarihte alıcı tarafından belirlenen limanda geminin güvertesine malı teslim ederek o andan itibaren oluşacak masraf ve riskleri ithalatçıya devreder. İhracatçı, ihracat ile ilgili formaliteleri yerine getirerek liman ve yükleme masraflarını da karşılamak zorundadır. Davacı tarafından rücu ilişkisine dayanak gösterilen poliçede sigortalı malın ihracatçısı… olup yapılan ekspertiz incelemesi sonrasında da hasar bedeli bu şirkete ödenmiştir. Bu açıklamalar uyarınca, uyuşmazlığın çözümünde sigortalı şirket tarafından ihraç edilen malların bedelinin sigortalı tarafından tahsil edilip edilmediği önem arz etmektedir. Şöyle ki, ihracata konu malların bedelinin peşin tahsili halinde … satış sözleşmesi uyarınca sigortalı malların taşımayı yapacak geminin güvertesine yüklenmesi anından itibaren taşınan malın tüm hasar ve yararı alıcıya geçeceğinden taşıma sebebiyle ihracatçı konumundaki dava dışı sigortalının sigorta ettirilebilir bir menfati bulunmayacak ve dolayısıyla sigortalıya yapılan ödeme hatır ödemesi niteliğinde olacaktır. İhraç edilen malın bedelinin tahsil edilmemiş olması halinde ise sigortalının malın teslimine dair yükümlülüğü çerçevesinde alıcıya teslime kadar sigortalanabilir menfaati bulunduğundan yapılan ödeme geçerli bir ödeme kabul edilecek bu doğrultuda taşıyıcıya veya ve onun sorumluluk sigortacısına rücu edilebilecektir. O halde, mahkemece açıklanan bu hususa dair araştırma ve değerlendirme yapılmadan eksik incelemeyle ve yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış kararın temyiz eden davalı yararına bozulması gerekmiştir.
3-)Kabule göre de; mahkemece davalılardan…… ile … şirketinin aynı şirket oldukları, davaya konu olayda deniz taşımasının bu şirket tarafından gerçekleştirildiği, davalı ……..’nin bu şirketin acentesi olduğu, hasarın varma limanında malın gemiden indirilmesi aşamasında bu şirketin eylem ve işlemlerinden sorumlu olduğu liman işletmesinin kusurundan kaynaklandığı sabit görülmüştür. 6762 Sayılı TTK’nın 119. maddesinde acentenin, aracılıkta bulunduğu veya akdettiği mukavelelerle ilgili her türlü ihtar, ihbar ve protesto gibi hakkı koruyan beyanları müvekkili namına yapmaya ve bunları kabule salahiyetli olduğu, bu gibi mukavelelerden çıkacak ihtilaflardan dolayı acentenin müvekkili namına dava açabileceği gibi acenteye karşı da aynı sıfatla dava açılabileceği, bu hükümlere aykırı olan şartların muteber olmayacağı düzenlenmiştir. Bu hüküm uyarınca acenteye asıl borçluya izafeten dava açılabilir ise de acente aleyhine değil asıl borçlu aleyhine hüküm tesis edilmek zorundadır. Somut olayda hem taşımayı yaptığı kabul edilen… şirketine hem de ona izafeten acentesi….’ye husumet yöneltilmesi doğru olmadığı gibi mahkemece hükmedilen tazminatın asıl taşıyıcı yerine ona izafeten hasım gösterilen acente sıfatına haiz…..’den tahsiline yönelik hüküm tesisi de doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ : Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle temyiz eden davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan sebeplerle temyiz eden davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, ödenen temyiz peşin harcın istemi halinde temyiz edene iadesine, 21.3.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

T.C.
YARGITAY
11. HUKUK DAİRESİ
E. 2001/9163
K. 2002/1142
T. 12.2.2002
6762/m.767/1-son,1016,1301

DAVA : Davacı vekili, müvekkili sigorta şirketine sigortalı vinç emtiasının taşıma sırasında tamamen zayi olduğunu, hasar bedelinin sigortalıya ödenerek haklarına halef olunduğunu, ayrıca yük ilgililerinin alacağı müvekkile temlik ettiklerini, davalının ise müvekkilinin selefi ile taşıma sözleşmesi yaptığını, taşıma konusu olan vinç ve akşamının karayolu ile taşınması mümkün olmadığından denizyolu ile taşındığını ancak sigortalının izni olmadan güverteye yüklendiğini, taşıma sırasında vincin denize düşerek tam zıyaa uğradığını, zarar bedeli olan ( 2.117.986.- ) Avusturya Şilini’nin tahsili için girişilen icra takibinin davalının itirazı ile durduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile % 40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının aktif dava ehliyeti bulunmadığını, alacağın zamanaşımına uğradığını, zayi olan vincin güvertede taşınmasının olağan olduğunu, survey raporuna göre gemiden düşen parçanın 50.000 USD değerinde olduğunun belirtildiğini, istemin fahiş olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre, davacının sigorta eden olarak sigortalısına ödediği bedel nedeni ile sigortalısının halefi olup, ayrıca sigortalının davalıya karşı olan tüm haklarını davacıya temlik ettiğinden davacının aktifi dava ehliyeti bulunduğu, davalının yükü taşımak için gemi temin ettiğinden taşıyıcı sayılacağı, gemi sahibinin sorumlu tutulmamasının taşıyıcının sorumluluğunu ortadan kaldırmayacağı, sigortalının muvafakatı olmadan vincin güverteye yüklenmesinin bir istif hatası olup, ticari bir kusur olarak taşıyanın sorumluluğunu doğuracağı, ayrıca davalı, yükün özenli neta edildiğini de, kanıtlayamadığından emtianın kaybından sorumlu olduğu, davalının sigortalının izni olmadan yükü güvertede taşıtmasının ağır kusur olup, zamanaşımının 10 yıla uzadığı, bu nedenle, bu yöndeki savunmanın reddi gerektiği, zarar miktarının ( 2.100.000 ) Avusturya Şilini olarak belirlendiği gerekçesiyle, ( 2.100.000 ) Avusturya Şilini üzerinden itirazın iptaline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
KARAR : 1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve asıl taşıtan V… Ltd.Şti.nin dava konusu alacağı 14.01.1993 tarihindeki davacıya temlik işleminin anılan şirket vekilinin 04.03.1998 tarihinde verdiği “Temlik Beyanı” ile tamamlanmış bulunmasına göre, davalı vekilinin aktif husumete ilişkin temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Ancak, davalı vekili karar tarihinden itibaren dava zamanaşımı süresinin dolduğunu savunmuştur. Davacının halefi olan V… Ltd.Şti. ile davalı taşımacı arasında 13.01.1991 tarihinde imzalanan taşıma sözleşmesinde dava konusu yükün ne tür bir araçla diğer bir deyişle hangi yolla taşınacağı belirlenmiş değildir. Aksine, taşıma şeklini ( yolunu ) belirleme hakkı davalı taşımacıya tanınmıştır. Taşınan emtianın özelliği gereği davalı deniz yolunu seçmiştir. Dava konusu emtia deniz yolu ile taşındığına göre, uyuşmazlığın deniz taşıma hukuku hükümleri çerçevesinde değerlendirilmesi gerekmektedir.
Bu bağlamda, davalının zamanaşımı savunmasının da, deniz yolu ile taşıma hükümleri ( TTK.nun 1016 vd.maddeleri ) gereğince irdelenip çözümlenmesi gerekirken, uyuşmazlığa uygulama olanağı bulunmayan TTK.nun 767/1-son maddesi hükümlerinin uygulanması doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
3-Bozma neden ve kapsamına göre, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine, şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda ( 1 ) nolu bentte yazılı nedenlerle, davalı vekilinin aktif husumete ilişen temyiz itirazlarının reddine, ( 2 ) nolu bentte yazılı nedenlerle, kararın davalı yararına BOZULMASINA, ( 3 ) nolu bentte yazılı nedenlerle, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, 250.000.000.-TL duruşma vekillik ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 12.02.2002 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.