E. 2016/10097 – K. 2018/4171
2016/10097
2018/4171
T.C.
YARGITAY
11. HUKUK DAİRESİ
E. 2016/10097
K. 2018/4171
T. 31.5.2018
DAVA : Taraflar arasında görülen davada …Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 02/06/2015 gün ve 2012/365-2015/255 Sayılı kararı onayan Daire’nin 12/05/2016 gün ve 2015/11109-2016/5451 Sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
KARAR : Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirkette 01/10/2001 tarihinden itibaren önce koordinatör daha sonra da dış ticaret/pazarlama müdürü olarak görev yaptığını, 24/06/2003 tarihinde şirket ortaklarından Osman Oflazlı’nın şirketteki %1 hissesini devralarak şirket ortağı olduğunu, 02/12/2003 tarih ve 2003/04 Sayılı yönetim kurulu kararı ile Osman Oflazlı’dan boşalan yönetim kurulu üyeliğine seçildiğini, son olarak 08/04/2008 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında 3 yıllığına yönetim kurulu üyeliğine seçildiğini, davacının 15/12/2009 tarihinde şirketteki pazarlama müdürü görevinden ayrıldığını, 13/08/2010 tarihli genel kurulunda yönetim kurulu üyeliğinin sona erdiğini, şirketin muhtelif tarihlerde yapılan olağan genel kurullarında alınan kararlar ile şirket yönetim kurulu üyelerine yapılacak ödemelerin belirlenmiş olduğunu, davacı adına toplam 179.059,00 TL yönetim kurulu üyelik ücretinin tahakkuk ettirildiğini, ayrıca aynı dönem içerisinde yapılan şirket olağan genel kurullarında ve buna bağlı olarak yapılan şirket yönetim kurul toplantılarında alınan kararlar çerçevede davacıya ödenmesi gereken 18.722,00 TL kâr payının bugüne kadar ödenmediğini ileri sürerek; fazlaya dair alacak hakları ile hizmet tespitine dair dava hakları saklı kalmak üzere, 179.059,00 TL yönetim kurulu üyelik ücretinin tahakkuk tarihinden başlayarak işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsilini, 18.722,00 TL kâr payının tahakkuk ettiği tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının kâr payı alacağına dair talebinin reddine, huzur hakkı alacağı talebinin kısmen kabulüyle Aralık 2009 dönemine dair 2.500,00 TL huzur hakkı alacağının 01/01/2010 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline dair verilen kararın davacı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce onanmıştır.
Davacı vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 14,00 TL karar düzeltme harcının ve 3506 Sayılı Kanun ile değiştirilen HUMK 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 314,79 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 31/05/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
T.C.
YARGITAY
11. HUKUK DAİRESİ
E. 2016/5240
K. 2017/7329
T. 18.12.2017
DAVA : Taraflar arasında görülen davada … 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 17/11/2015 tarih ve 2015/282-2015/303 Sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
KARAR : Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirkette 2005-2006-2007 yıllarında 3 yıl süre ile yaptığı yönetim kurulu üyeliği görevi nedeniyle, yönetim kurulunca belirlenen aylık 500,00 TL’den 36 aylık toplam 18.000,00 TL huzur hakkı alacağının 3.000,00 TL’sinin ödendiğini, bakiyesinin ödenmediğini, bu konuda davalıya keşide edilen ihtarnamenin de sonuçsuz kaldığını ileri sürerek, 15.000,00 TL huzur hakkı alacağının 18.05.2009 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirket vekili, davaya konu alacağının zamanaşımına uğradığını, davacının katılmadığı toplantılar için huzur hakkı alacağı talep edemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan incelemeye göre; davalı şirketin 2005, 2006 ve 2007 yıllarına dair olağan genel kurullarında yönetim kurulu üyeleri için aylık 500,00 TL huzur hakkı bedeli ödenmesinin kararlaştırıldığı, davacıya esas sözleşmede belirtildiği üzere toplantı yapılan aylar için huzur hakkı verilebileceği, dönem içerisinde yapılan toplantıların sayıları belirlenerek mahkememizce yapılan hesaplama sonucunda davacının dönem içerisinde toplantılar sebebiyle 3.250,00 TL huzur hakkı talep edebileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüyle 3.250,00 TL alacağın 18/05/2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2,20 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına,18/12/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
