E. 2017/1956 – K. 2018/684

Esas No
2017/1956
Karar No
2018/684
Esas No2017/1956
Karar No2018/684

 T.C.ERZURUM2. İDARE MAHKEMESİESAS NO : 2017/1956KARAR NO : 2018/684 DAVACI : …….VEKİLİ : AV. MEHMET PARLAKFaikbey Caddesi No:41/2 Merkez/KARSDAVALI : KARS VALİLİĞİ – Merkez/KARSDAVANIN ÖZETİ : Davacı vekili tarafından, davacının Digor Asliye Hukuk Mahkemesi’nin E:2016/49 esasına kayden açtığı tapu iptal ve tescil davasında, davalılardan ……. isimli şahsın adres bilgisin veya TC kimlik numarasının temini için Mahkeme tarafından verilen 13/12/2016 tarihli süreli muhtıra üzerine, davalı idareden ……. isimli şahsın adres bilgilerini talep eden davacının, talebinin reddine dair 01/02/2017 tarih ve 946 sayılı Kars Merkez İlçe Nüfus Müdürlüğü işleminin; Anayasaya, Danıştay kararlarına aykırı olduğu ileri sürülerek iptali istenilmektedir. SAVUNMANIN ÖZETİ : Savunma dilekçesi verilmemiş, ara kararımıza cevap verilmiştir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Erzurum 2. İdare Mahkemesi’nce gereği görüşüldü:Dava, davacının Digor Asliye Hukuk Mahkemesi’nin E:2016/49 esasına kayden açtığı tapu iptal ve tescil davasında, davalılardan ……. isimli şahsın adres bilgisin veya TC kimlik numarasının temini için Mahkeme tarafından verilen 13/12/2016 tarihli süreli muhtıra üzerine, davalı idareden ……. isimli şahsın adres bilgilerini talep eden davacının, talebinin reddine dair 01/02/2017 tarih ve 946 sayılı Kars Merkez İlçe Nüfus Müdürlüğü işleminin iptali istemiyle açılmıştır.Anayasanın, “Hak Arama Hürriyeti” başlıklı 36. maddesinde, ”Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir.” hükmüne yer vermiştir.Öte yandan, İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesinin Adil Yargılanma Hakkı başlıklı 6. maddesinde, ”Herkes davasının, medeni hak ve yükümlülükleriyle ilgili uyuşmazlıklar ya da cezai alanda kendisine yöneltilen suçlamaların esası konusunda karar verecek olan, yasayla kurulmuş, bağımsız ve tarafsız bir mahkeme tarafından, kamuya açık olarak ve makul bir süre içinde görülmesini isteme hakkına sahiptir.” ifadesine yer verilmiş, mahkemeye erişim hakkının adil yargılanma hakkının bir unsuru olduğu İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi (AİHM) içtihatlarıyla da istikrar kazanmıştır.Dosyanın incelenmesinden; davacının Digor Asliye Hukuk Mahkemesinde açtığı tapu iptal ve tescil istemli E:2016/49 sayılı dava dosyasında, davalı konumunda bulunan …… isimli şahsın dava dilekçesinde belirtilen adreslerine yapılan tebligatların iade edilmesi üzerine anılan Mahkeme tarafından davacıya çıkarılan muhtıra ile; davalı ……’ın tebligata yarar açık adreslerini veya TC kimlik numarasını bildirmek üzere 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 119/2. maddesi uyarınca bir haftalık kesin süre verildiği, bu süre içerisinde eksikliğin tamamlanmaması halinde davanın açılmamış sayılacağına karar verileceği hususunun ihbar edildiği, davacı tarafından, anılan Mahkeme muhtırası da eklenmek suretiyle davalı …….. isimli şahsın tebligata yarar açık adresinin veya TC kimlik numarasının tarafına bildirilmesi istemiyle Kars Veliliği Merkez İlçe Nüfus Müdürülüğü’ne başvuruda bulunulduğu, anılan başvurunun 5490 sayılı Kanunun 44. maddesi (g) bendi ile aynı maddenin 3. ve 4. fıkralarında yer alan düzenlemeler gereğince reddedilmesi üzerine, reddine ilişkin 01/02/2017 tarih ve 946 sayılı Kars Merkez İlçe Nüfus Müdürlüğü işleminin iptali istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.Somut uyuşmazlıkta, davacının dilekçedeki davalı adres bilgilerine ilişkin eksiklerin tamamlanması için kendisine mahkemece kesin süre verilmesi ve bu süre sonunda sözkonusu eksikliğin giderilmemesi halinde davanın açılmamış sayılacağı sonucuyla muhatap olması ihtimali karşısında, sözkonusu adres bilgilerine erişimin hak arama hürriyeti ve adil yargılanma hakkı kapsamında değerlendirilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmakta olup, davacının davalı ……. isimli şahsın adres bilgilerini öğrenmek için yaptığı başvurunun reddine ilişkin 01/02/2017 tarih ve 946 sayılı Kars Merkez İlçe Nüfus Müdürlüğü işleminde hukuka uygunluk bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.Nitekim Danıştay 10. Dairesi’nin 09/03/2015 tarih ve E:2014/6559, K:2015/874 sayılı kararı bu yöndedir.HÜKÜM/Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-)Dava konusu işlemin İPTALİNE,2-)Aşağıda dökümü yapılan 121,15.-TL yargılama giderinin davalı idare tarafından davacıya ödenmesine, 3-) Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 1.090,00.-TL vekalet ücretinin davalı idare tarafından davacıya ödenmesine,4-) Artan posta avansının hükmün kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,dair işbu karara karşı kararın tebliğinden itibaren 30 gün içerisinde Erzurum Bölge İdare Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere 13/04/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.BaşkanSADIK ULUŞAHİN107208ÜyeÖMER ŞEN182320ÜyeGÖKÇE TUĞBA TERZİ192837YARGILAMA GİDERLERİ :Başvurma Harcı : 31,40.-TLKarar Harcı : 31,40.-TLVekalet Harcı : 4,60.-TLPosta Gideri : 53,75.-TLToplam :121,15.-TL
T.C.
DANIŞTAY
10. DAİRE
E. 2014/6559
K. 2015/874
T. 9.3.2015
2709/m. 36
6100/m. 119/2
5490/m. 44/g-3/4
İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi/m. 6
TÜRK MİLLETİ ADINA
KARAR : Hüküm veren Danıştay Onuncu Dairesince, dosyanın tekemmül ettiği görülmekle yürütmenin durdurulması istemi hakkında bir karar verilmeyerek işin esasına geçildi, gereği görüşüldü:
Dava, avukatlık mesleğini icra eden davacının, davalıların adres bilgisini öğrenmek için yapılan başvurunun reddine ilişkin Zile Kaymakamlığı İlçe Nüfus Müdürlüğü’nün 27.09.2013 tarih ve 3142 sayılı işleminin iptali ve bu işlemin dayanağı olan 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunun 44’üncü maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi ile 3. ve 4. fıkralarının Anayasaya aykırı olduğundan bahisle itiraz yoluyla dosyanın Anayasa Mahkemesine gönderilmesi istemiyle açılmıştır.
Tokat İdare Mahkemesince, dava konusu işlemin dayanağı olan anılan kanun hükümlerinin anayasaya aykırı olmadığına dair Anayasa Mahkemesi’nin 11.09.2014 tarih ve E:2014/76 K:2014/142 sayılı kararına istinaden davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı tarafından, hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek mahkeme kararının bozulması istenilmektedir.
Anayasanın, “Hak Arama Hürriyeti” başlıklı 36’ncı maddesinde, “Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir.” hükmüne yer vermiştir.
Öte yandan, İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesinin Adil Yargılanma Hakkı başlıklı 6’ncı maddesinde, “Herkes davasının, medeni hak ve yükümlülükleriyle ilgili uyuşmazlıklar ya da cezai alanda kendisine yöneltilen suçlamaların esası konusunda karar verecek olan, yasayla kurulmuş, bağımsız ve tarafsız bir mahkeme tarafından, kamuya açık olarak ve makul bir süre içinde görülmesini isteme hakkına sahiptir.” ifadesine yer verilmiş, mahkemeye erişim hakkının adil yargılanma hakkının bir unsuru olduğu İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi (AİHM) içtihatlarıyla da istikrar kazanmıştır.
Dosyanın incelenmesinden; avukatlık mesleği icra etmekte olan davacının, müvekkili olan kişiler adına Turhal Asliye Hukuk Mahkemesinde açtığı tapu iptali, tescil, tazminat ve ihtiyati tedbir istemli E.2013/607 sayılı dava dosyasında, davalı konumunda bulunan kişilerin dava dilekçesinde belirtilen adreslerine yapılan tebligatların iade edilmesi üzerine anılan Mahkeme tarafından davacıya çıkarılan muhtıra ile ; “davalıların tebligata yarar açık adreslerini bildirmek üzere 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanun’un 119/2. maddesi uyarınca bir haftalık kesin süre verildiği, bu süre içerisinde eksikliğin tamamlanmaması halinde davanın açılmamış sayılacağına karar verileceği” hususunun ihbar edildiği, davacı tarafından, anılan Mahkeme muhtırası da eklenmek suretiyle davalıların tebligata yarar açık adreslerinin tarafına bildirilmesi istemiyle Zile Kaymakamlığı İlçe Nüfus Müdürlüğü’ne başvuruda bulunulduğu, anılan başvurunun 5490 sayılı Kanun’un 44’üncü maddesi (g) bendi ile aynı maddenin 3. ve 4. fıkralarında yer alan düzenlemeler gereğince, istemiş olduğu belgeler için vekillik belgesi sunulmadığı gerekçesiyle reddedilmesi üzerine bakılmakta olan davanın açıldığı, mahkemece anılan kanun hükümlerinin anayasaya aykırılığı ileri sürülerek Anayasa Mahkemesi’ne gönderildiği, ancak Anayasa Mahkemesi’nin 11.09.2014 tarih ve E:2014/76, K:2014/142 sayılı kararı ile itirazın reddine karar verilmesi üzerine, dava konusu işlemin dayanağı olan kanun hükmünün anayasaya uygun olduğundan bahisle davanın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Somut uyuşmazlıkta, davacının dilekçedeki davalı adres bilgilerine ilişkin eksiklerin tamamlanması için kendisine mahkemece kesin süre verilmesi ve bu süre sonunda söz konusu eksikliğin giderilmemesi halinde davanın açılmamış sayılacağı sonucuyla muhatap olması ihtimali karşısında, söz konusu adres bilgilerine erişimin hak arama hürriyeti ve adil yargılanma hakkı kapsamında değerlendirilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmakta olup, avukat olan davacının davalıların adres bilgilerini öğrenmek için yaptığı başvurunun reddine ilişkin Zile Kaymakamlığı İlçe Nüfus Müdürlüğü’nün 27.09.2013 tarih ve 3142 sayılı işleminde hukuka uygunluk bulunmadığı anlaşılmaktadır.
SONUÇ : Açıklanan nedenlerle, temyiz isteminin kabulü ile Tokat İdare Mahkemesi’nin 15.10.2014 tarih ve E:2013/606, K:2014/608 sayılı kararının bozulmasına, yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan mahkemeye gönderilmesine, 09.03.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
http://kazanci.com.tr/gunluk/10d-2014-6559.htm