EMNIYET AMIRI CUMHURIYET SAVCISI OLARAK KENDINI TANITIP TELEFONLA DOLANDIRICILIK – 15. Ceza Dai̇resi̇ 2013/27999 E.
15. Ceza Dai̇resi̇
2013/27999
2016/3085
2016-04-06
İçtihat Metni
T.C.
YARGITAY
15. CEZA DAİRESİ
E. 2013/27999
K. 2016/3085
T. 6.4.2016
DAVA : Sanığın dolandırıcılık suçundan mahkumiyetine dair hüküm, sanık ve Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR : Sanığın birleşen 2011/330 esas sayılı dosya yönünden …..'e karşı işlediği iddia edilen dolandırıcılık suçu yönünden karar verilmediğinden zamanaşımı süresi içerisinde karar verilmesi mümkün görülmüştür.
Sanığın müştekiyi arayarak kendini polis olarak tanıttığı, …. bankasındaki hesabına ait bilgilerinin başka şahıslar tarafından ele geçirildiğini, hesabındaki parayı çekmeye çalıştıklarını, …. bankasına giderek parasını çekmesini ve parayı vereceği hesap numarasına yatırmasını, bir gün sonra parasını 2 katı olarak çekebileceğini, hesap bilgilerinin çalan şahıslarında bu şekilde yakalanabileceğini müştekiye söylediği, müştekinin de bu sözlere inanarak 10.956 TL parayı sanığın belirtmiş olduğu hesaba havale ettiği olayda dolandırıcılık suçunu işlediğine yönelik mahkemenin kabulünde isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık ve Cumhuriyet savcısının temyiz itirazlarının reddine, ancak;
5237 Sayılı TCK'nın 53. maddesinin 1. fıkrasının c bendinde yer alan haklardan, sadece kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlığa ait bir hizmetten bulunmaktan yoksun bırakılmaya dair hak yoksunluğunun aynı maddenin 3. fıkrasına göre koşullu salıverilme tarihinden itibaren uygulanmayacağı gözetilmeden, alt soyu dışındaki kişileri de kapsayacak şekilde 53/1-c maddesi gereğince güvenlik tedbirlerinin uygulanmasına hükmedilmesi,
SONUÇ : Bozmayı gerektirmiş, sanık ve Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu sebeplerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 Sayılı Kanun'un 8. Maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK'un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA; fakat, bu aykırılığın yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun'un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından, 5237 Sayılı Kanun'un 53. maddesinin uygulanmasına dair bölümün tamamen çıkartılıp yerine, “5237 Sayılı TCK'nın 53. maddenin 3. fıkrası uyarınca, 1. fıkranın c bendinde yer alan, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık haklarından koşullu salıverilme tarihine kadar, 1. fıkrada yazılı diğer haklardan cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına” ibarelerinin eklenmesi suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 6.4.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
.C.
Yargıtay 23. Ceza Dairesi
Esas No:2015/2447
Karar No:2015/5977
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Hükmolunan ceza miktarlarına nazaran sanıklar müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nın 318. maddesi uyarınca reddine karar verilerek yapılan incelemede;
Sanıkların 24-27/04/2010 tarihleri arasında katılanlar M.. Ö.. ve İ.. K.. ile şikayetçiler B.. A.., V.. G.., N.. N.., İ.. Ö.. ve Ö.. K..'ı arayarak kendilerini başsavcı, polis, jandarma olarak tanıtıp hesaplarının ele geçirildiğini, durumu düzeltmek için para göndermeleri gerektiğini söyledikleri, telefon konuşmaları sırasında telsiz sesi efekti kullandıkları, bunun üzerine katılan M.. Ö.. ile şikayetçiler B.. A.., V.. G.., İ.. Ö.. ve Ö.. K..'ın birden fazla kere; şikayetçi N.. N..'in ise tek sefer sanıkların belirttiği bankalara para yatırdıkları; katılan İ.. K..'nın ise birden fazla kez kontör alarak sanıklara şifrelerini söylediği, bu suretle sanıkların fikir ve eylem birliği içerisinde hile kullanarak katılanları ve şikayetçileri aldatıp menfaat elde ederek katılanlar M.. Ö.. ve İ.. K.. ile şikayetçiler B.. A.., V.. G.., İ.. Ö.. ve Ö.. K..'a karşı zincirleme suç niteliği kazanan dolandırıcılık, şikayetçi N.. N..'a karşı ise dolandırıcılık suçlarını işlediklerinin beyanlardan, arama tutanaklarından, kamera kayıtlarından ve tüm dosya kapsamından anlaşıldığından mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, o yer Cumhuriyet savcısının, sanıklar müdafiinin, sanık M.. D.. müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA, 03/11/2015 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
http://hukukmedeniyeti.org/karar/6208/telsiz-sesi-efekti-kulanarak-kendisini-polis-ve-sa/
Bu karar , https://www.facebook.com/KAZANCIHUKUK sayfasından alınmıştır.
Paylaşımlarından dolayı kendilerine teşekkürlerimizi iletiriz.
