hal komisyon dernek baskanina verilen bos senetten teminat
11. Hukuk Dai̇resi̇
2017/801
2017/883
2017-09-25
İçtihat Metni
T.C.
ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
E. 2017/801
K. 2017/883
T. 25.9.2017
DAVA : İlk Derece Mahkemesi'nin dava dosyası istinaf yasa yolu incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderilmiş olmakla, dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
DAVACILARIN İDDİALARININ ÖZETİ: Davacılar vekili; müvekkilleri aleyhine Alanya 3.İcra Müdürlüğünün 2014/9597 Esas sayılı dosyası ile 15/10/2014 tanzim tarihli 200.000,00 TL bonoya dair icra takibine girişildiğini, takibin dayanağı senedin kayıt-şartsız borç vaadini içermediğim, müvekkilinin Alanya'da faaliyet gösterdiği 6 yıl önce teminat olarak Hal Dernek Başkanı M. Y.'ya bu senedi verdiği, Alanya piyasası gereği derneğin tüccarlardan bu şekilde teminat senedi aldığı, davalının söz konusu senedin teminat senedi olduğunu bilmesine karşın kötü niyetli olarak icra takibine girdiği, bu takipten sonra müvekkilinin davalı aleyhine savcılığa suç duyurusunda bulunduğunu, davalının Alanya C. Başsavcılığının 2015/953 soruşturma sayılı dosyada davacının toptancı hal komisyoncular derneğine teminat olarak verdiği senedi alıp icra takibine koyduğunu kabul ettiğim ileri sürerek, Alanya 3. İcra Müdürlüğünün 2014/9597 Esas sayılı dosyasındaki takıp sebebiyle davacıların borçlu olmadığının tespiti ile takibin iptaline ve davalının kötü niyetli olması sebebiyle % 20 'den az olmamak üzere tazminata karar verilmesini istemiştir.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davalı vekili; bütün toptancı hallerinde veresiye ve açık hesap alışverişi yapmak isteyen her kişi ve kurumun Hal Başkanlığı'na borçlanacağı ürünler karşılığında miktarı belli olmadığından yazılı olmayan bir bono tanzim ederek vermek zorunda olduğunu, hal başkanının bunu almasından sonra kişi hallerden alışveriş yapabilmekte olduğunu, aksi halde parasını ödemediğinden hiçbir malı alamayacağını, durum ve işleyiş bu şekilde iken müvekkilinin alacağını tahsil etmek için takibe girişildiğini, davalı tarafından kötü niyetli olarak buna itirazda bulunduklarını, bu sebeple davacının davasının reddine karar verilmesini, kötü niyet tazminatın hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasını beyan etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, takip dayanağının davacılar tarafça imzası inkar edilmeyen bono olduğu, davacının senedin teminat senedi olarak ve boş olarak verildiği, bedelsiz olduğu iddiasının yazılı delillerle ispatı gerektiği, davacının iddiasını ispat edemediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacılar vekili istinaf talebi başvurusunda bulunmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacılar vekili, davalının Alanya C. Başsavcılığının 2015/953 soruşturma sayılı dosyasındaki beyanında davacının toptancı halindeki komisyoncular derneği başkanına teminat olarak verilen senedi alıp icraya koyduğunu kabul ettiğini, bu sebeple davalının alacaklı olduğunu ispatlaması gerektiğini, taraflar arasında alacak borç ilişkisinin bulunmadığını, davalının Alanya 2. İcra Müdürlüğünün 2013/6610 Esas sayılı dosyasında başlattığı icra takibinin dayanağı bonodaki imzanın sahte olması sebebiyle takibin iptal edildiğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılması ile davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR: Taraflar arasında, takıp konusu bononun davacının toptancı halinde alım satım yapabilmesi için dernek başkanına imza dışında kalan kısımları boş olarak teminat amaçlı verilen senet olup olmadığı ile bono sebebiyle davacının davalıya borçlu olup olmadığı konularında uyuşmazlık vardır.
DELİLLER:
1-)Alanya C. Başsavcılığının 2015/953 Sayılı dosyası,
2-)Alanya 3. İcra Dairesinin 2014/9597 Esas sayılı dosyası,
3-)Alanya 2. İcra Dairesinin 2013/6610 Esas sayılı dosyası,
4-)Alanya sebze meyve toptancı hali derneği kayıtları,
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Dava, icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasıdır.
Davacı davalı ile aralarında ticari ilişki bulunmadığını, takip konusu bononun dava dışı toptancı halinde alım satım yapabilmesi için imza dışında kalan kısımları boş olarak toptancı hali dernek başkanlığına teminat olarak verilen senet olduğunu, senet sebebiyle davalıya borcunun bulunmadığını ileri sürmüştür.
Davada ispat yükü davacı tarafa ait olup, bononun imzalı ve boş olarak dava dışı dernek başkanlığına verildiği, davalı tarafından takibe konulan bononun anlaşmalara aykırı olarak doldurulup davalı tarafça takibe geçildiği davacı tarafça yazılı delille ispatı gerekir.
Davalı cevap dilekçesinde, üretici hallerinde veresiye ve açık hesap alış verişi yapmak isteyenlerin hal başkanlığına borçlanacağı ürünler karşılığında miktar kısmı boş olmak üzere bono düzenleyip, vermek zorunda olduğunu, sezon bitiminde senedi düzenleyenin borçlu olması halinde senedin tahsil edilebileceğini, senet düzenleyen kişi tarafından kabul edildiğini, müvekkilinin davacıdan alacağını tahsil etmek için bonoyu takibe koyabileceğini savunmuş, davacının davalı da aralarında olmak üzere komisyonculara borçlu olup olmadığının araştırılması gerektiğim savunmuştur.
Davalı Alanya C. Başsavcılığının 2015/953 soruşturma sayılı dosyasında da 11/03/2015 tarihli beyanı ile davacıdan 20.000,00 TL alacaklı olduğunu, alacağına karşılık gönderdiği senetlere dayalı icra takibinde davacının imzalara itirazı ile takibin iptal edildiği, bunun üzerine davacının toptancı halindeki komisyoncular derneğine tüccarlık yapmaya başlamadan önce verdiği teminat senedini dernek başkanından aldığını ve icra takibine koyduğunu kabul etmiş olmasına göre, davada ispat yükü davalı tarafa geçmiştir. Bu durumda mahkemece ispat yükü konusunda yanlış değerlendirme yapılarak davacının takip konusu bononun teminat olarak imzalı ve boş bir şekilde toptancı hal derneğine teminat olarak teslim edildiğini, davalıya borcunun bulunmadığını ispatlayamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş olması doğru değildir.
Bu durumda mahkemece davalının bildirdiği tüm delilleri toplanıp Alanya C. Başsavcılığının 2015/953 soruşturma sayılı dosyası içeriği de değerlendirilmek suretiyle sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğinden davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulüyle 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-a-6 maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak, dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
SONUÇ : Gerekçesi yukarda açıklandığı üzere;
1-) Davacılar vekilinin ilk derece mahkemesi kararına dair istinaf başvurusunun KABULÜNE,
2-) 6100 Sayılı HMK.nun 353/1-b-2 maddesi gereğince Alanya 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 17/01/2017 tarih ve 2015/514 Esas – 2017/12 Karar sayılı KARARININ KALDIRILMASINA,
3-) Tarafların davanın esasıyla ilgili gösterdiği deliller toplanıp değerlendirilmeden ilk derece mahkemesince karar verildiği anlaşıldığından deliller toplanarak 6100 Sayılı HMK.nun 353/1 -a-6 maddesi gereğince davanın yemden görülmesi için dosyanın Alanya 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'ne GÖNDERİLMESİNE,
4-) 492 Sayılı yasa gereğince davacıdan alınan 31,40 TL istinaf maktu karar harcının istenmesi halinde davacılara iadesine,
5-)İstınaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından davacılar yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
6-)6100 Sayılı HMK'nun 333. maddesi uyarınca peşin alınan ve kullanılmayan gider avansının ilk derece mahkemesine İADESİNE,
7-) Kararın taraflara TEBLİĞİNE,
Dair, 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-a maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile kesin olarak karar verildi. 25/09/2017
