IIK 150 e
12. Hukuk Dairesi
2008/2852
2008/5144
Pendik İcra Mahkemesi
İçtihat Metni
T.C.
YARGITAY
12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/2852
KARAR NO : 2008/5144 Y A R G I T A Y İ L A M I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Pendik İcra Mahkemesi
TARİHİ : 09/11/2007
NUMARASI : 2007/807-2007/775
DAVACI : Borçlu :NAZIM YAZICI
DAVALI : Alacaklı :İŞBANKASI
DAVA TÜRÜ : Şikayet
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü :
İİK.nun 150/e maddesi gereğince taşınır rehninin satışının ödeme emri veya icra emrinin tebliğinden itibaren bir sene içinde istenmesi gerekir. İİK.nun 150/e-2.maddesine göre bu süre içerisinde satış istenmemesi veya talep geri alınıpta bu süre içinde yenilenmemesi halinde takibin düşeceği hüküm altına alınmıştır. Ayrıca, İİK.nun 78/4.maddesi uyarınca haciz talebi kanuni müddet içinde yapılmaz veya geri alındıktan sonra bu müddet içinde yenilenmezse dosya işlemden kaldırılır.
Somut olayda alacaklı tarafından menkul rehnine dayalı takibe ilişkin ödeme emri borçluya 08.11.2001 tarihinde tebliğ edildikten sonra yukarıda belirtilen yasa maddelerindeki süreler geçtikten sonra 16.5.2007 tarihinde takibe konu menkul malın haczedildiği dikkate alındığında yasal süre geçtiğinden, takip düşmüş olup haczin kaldırılmasına karar vermek yerine şikayetin reddine karar verilmesi isabetsizdir.
SONUÇ :Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK.366. ve HUMK.428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 17/03/2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Başkan Üye Üye Üye Üye
M.Oskay H.Karakış F.Kadı E.Uzuner N.Hacımahmutoğlu
T.C.
YARGITAY
12. Hukuk Dairesi
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
Y A R G I T A Y İ L A M I
ESAS NO : 2013/3439
KARAR NO : 2013/13878
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Balıkesir 1. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 15/11/2012
NUMARASI : 2012/74-2012/307
DAVACI : BORÇLU: Şenol Erkek
DAVALI : ALACAKLI: Alkan Şelale
DAVALI : İHALE ALICISI: Varol Baden
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi Melikşah Şener tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı tarafından borçlu aleyhine Balıkesir 1. İcra Müdürlüğü'nün 2008/3026 Esas sayılı dosyasında ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile ilamlı takip yapıldığı, borçlunun icra mahkemesine başvurusunda ihalenin feshini talep ettiği, mahkemece istemin reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
Takip tarihi itibarı ile uygulanması gereken İİK.nun 150/e maddesi gereğince, “Alacaklı, taşınır rehnin satışını ödeme veya icra emrinin tebliğinden itibaren nihayet bir sene içinde, taşınmaz rehnin satışını da aynı tarihten itibaren nihayet iki sene içinde isteyebilir. Satış yukarıdaki fıkrada gösterilen müddetler içinde istenmez veya talep geri alınıp da bu müddetler içinde yenilenmezse takip düşer.” Yasanın bu hükmü emredici nitelikte olup mahkemece resen gözetilmesi gerekir.
O halde mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda İİK.nun 150/e. maddesi kapsamında inceleme ve değerlendirme yapılarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken bu hususun gözardı edilerek eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca re'sen (BOZULMASINA), bozma nedenine göre borçlunun temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 11/04/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Başkan
E. UZUNER
Üye
Y. Z. AKSOY
Üye
İ. ALTAN
Üye
A. DOĞAN
Üye
Z. TURANLI
T.C.
YARGITAY
12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/11438
KARAR NO : 2007/13959 Y A R G I T A Y İ L A M I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İskenderun İcra Mahkemesi
TARİHİ : 08/06/2006
NUMARASI : 2006/670-800
DAVACI : BORÇLU : BURHAN TALU
DAVALI : ALACAKLI :SÜLEYMAN YEŞİLDAĞ
DAVA TÜRÜ : Şikayet
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü :
Takip alacaklısı Süleyman Yeşildağ 6.5.2002 tarihinde 1999/2171 E. sayılı dosya alacağının 1/2'sini temlik almış ve bu sıfatıyla asıl borçlu Rende A.Ş. ile birlikte taşınmazı ipotekle yükümlü olarak satın alanlardan Burhan Talu, Yılmaz Gün, Celal Gün ve Naim Tümkaya haklarında ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı takip başlatmıştır.
İskenderun 2. İcra Müdürlüğünün 1999/2171 E. sayılı icra takibinde alacaklı olup daha sonra alacağını temlik eden Garanti Bankası'nın sürdürdüğü bu takip sırasında 26.10.2001 tarihinde alacaklı bankanın satışı düşürdüğü (satış talebinin geri alındığı) görülmektedir.
Bu tarihten sonra yeniden satış istenmediği tespit edildiği için İİK.nun 150/e-2. maddesi gereğince takip düşmüştür. Bir başka anlatımla takip iptal edilmiş sayılır.
Dairemizin yerleşik içtihatlarına göre temlik alacaklısı Süleyman Yeşildağ'ın başlattığı ve şikayete konu olan takip, yeni bir takip olup bunun mükerrer olduğundan sözedilemez. (Gönen Eriş-İcra ve İflas Kanunu 2005 Baskı shf.752.)
O halde borçlular vekilinin yukarıda yer verilen itiraz nedeni reddedilerek sair itirazları incelenip sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle yazılı şekilde takibin iptaline karar verilmesi isabetsizdir.
SONUÇ : Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İ.İ.K. 366 ve H.U.M.K.’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 05.07.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Başkan Üye Üye Üye Üye
M.Oskay F.Kadı M.L.Tombaloğlu N.Şimşek M.G.İpek
T.C.
YARGITAY
12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/17949
KARAR NO : 2009/26400 Y A R G I T A Y İ L A M I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Suluova İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 15/05/2009
NUMARASI : 2008/69-2009/36
DAVACI : BORÇLU : AMASYA ŞEKER FAB.A.Ş.
DAVALI : ALACAKLI:VAKIFLAR BANKASI GENEL MÜDÜRLÜĞÜ
DAVA TÜRÜ : Şikayet
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü :
İİK.nun 150/e maddesi; “Alacaklı, taşınır rehninin satışını, ödeme veya icra emrinin tebliğinden itibaren nihayet bir sene içinde, taşınmaz rehninin satışını da aynı tarihten itibaren nihayet iki sene içinde isteyebilir.
Satış yukarıdaki fıkrada gösterilen müddetler içinde istenmez veya talep geri alınıp da bu müddetler içinde yenilenmezse takip düşer.
78.maddenin 2.fıkrası hükmü, rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takipte de kıyasen uygulanır.” hükmünü haizdir.
Yasanın bu hükmünün İİK.nun 16/2.maddesi gereğince icra müdürlüğünce resen uygulanması gerekir. Somut olayda olduğu gibi yukarıdaki madde hükümlerine göre takibin düşürülmesinin gerekip gerekmediği hususu, “bir hakkın yerine getirilmemesi veya sebepsiz sürüncemede bırakılması” niteliğinde olduğundan, süresiz olarak şikayet konusu edilebilir. Bu durumda mahkemece şikayetin esası incelenerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde istemin süreden reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İ.İ.K. 366 ve H.U.M.K.’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 28.12.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Başkan Üye Üye Üye Üye
F.Kadı H.Karakış M.L.Tombaloğlu N.Hacımahmutoğlu Y.Z.Aksoy
T.C.
YARGITAY
12. Hukuk Dairesi
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
Y A R G I T A Y İ L A M I
ESAS NO : 2013/11486
KARAR NO : 2013/17755
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Tavas İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 11/01/2013
NUMARASI : 2012/30-2013/1
DAVACI : BORÇLU :Mehmet Taşkıran
DAVALI : ALACAKLI :Türkiye Halk Bankası Anonim Şirketi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi İrfan Sıvakcıgil tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Borçluya satış ilanının 7201 Sayılı Tebligat Kanunu’nun 21. maddesi uygulanmak suretiyle tebliğ edilmek istenildiği anlaşılmaktadır.
7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun “Tebliğ imkansızlığı ve tebellüğden imtina” başlıklı 21. maddesinde; “Kendisine tebligat yapılacak kimse veya yukarıdaki maddeler mucibince tebligat yapılabilecek kimselerden hiçbiri gösterilen adreste bulunmaz veya tebellüğden imtina ederse, tebliğ memuru, tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir ve memuruna imza mukabilinde teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırmakla beraber, adreste bulunmama halinde tebliğ olunacak şahsa keyfiyetin haber verilmesini de mümkün oldukça en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya da bildirir. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır” hükmü yer almaktadır.
Madde bu haliyle iki hali birlikte düzenlemiştir. Bunlardan ilki “adreste bulunmama”, diğeri ise “tebellüğden imtina”dır.Muhatabın adreste bulunmaması halinde tebliğ memurunun ne şekilde davranması gerektiğini düzenleyen Tebligat Tüzüğünün 28. maddesinin birinci fıkrasında; “Muhatap veya adına tebliğ yapılabilecek olanlardan hiçbiri gösterilen adreste bulunmazsa, tebliğ memurunun adreste bulunmama sebebini bilmesi muhtemel komşu, yönetici, kapıcı, muhtar, ihtiyar kurulu veya meclisi üyeleri, zabıta amir ve memurlarından tahkik ederek beyanlarını tebliğ tutanağına yazıp altını imzalatması, imzadan çekinmeleri halinde de bu durumu yazarak kendisinin imzalaması gerekir” hükmü öngörülmüştür.
Burada tebliğ tarihinde yürürlükte bulunan Tebligat Yönetmeliği’nin 30. maddesi, tebliğ memuruna ilgilinin neden adreste bulunmadığını “tahkik etme” görevini yüklemiştir. Buna göre tebliğ memuru tahkik etmekle kalmayıp, bunu tevsike yönelik olarak yaptığı tahkikatın sonucunu Tebligat Kanunu'nun 23/7 ve Tebligat Yönetmeliğinin 35/f bendi gereğince tebliğ evrakına yazacak ve maddede açıkça belirtildiği üzere ilgilisine imzalatacaktır. Ancak bu şekilde, yapılan işlemin usulüne uygun olup olmadığı hakim tarafından denetlenebilir.
Muhatabın tebliğ adresinde ikamet etmekle birlikte, kısa ya da uzun süreli ve geçici olarak adreste bulunmadığının, tevziat saatlerinden sonra geleceğinin beyan ve bunun tevsik edilmesi halinde ancak; maddede sayılanlardan, örneğin muhtara imza karşılığı tebliğ edilip, iki numaralı fişin kapıya yapıştırılması ve komşunun durumdan haberdar edilmesi işlemlerine geçilebilecektir. Tahkikatta muhatabın adresten kesin olarak ayrıldığının ya da öldüğünün veya tebligatın, tebliğ evrakında belirtilen tarihten önce yapılamayacağının anlaşılması halinde Tebligat Yönetmeliği'nin 30. maddesinin 2,3,4 ve 5. fıkraları gereğince işlem yapılacaktır.
Bu itibarla, Tebligat Yönetmeliğinin 30. maddesinde öngörülen şekilde ve maddede belirtilen kişilere sorularak imzaları da alınmak suretiyle, imzadan çekinmeleri halinde bu husus da belirtilerek, Tebligat Yönetmeliği'nin 35. maddesi gereğince muhatabın adreste geçici olarak bulunmama sebebi ve tevziat saatlerinden sonra geleceği “tevsik edilmeden”, Tebligat Kanunu’nun 21/1. maddesine göre yapılan tebliğ işlemi geçersizdir. Zira bu belgeleme işlemi, devamı işlemleri belirlemesi yanında muamelenin doğru olup olmadığına karar verilmesi yönünden yardımcı olacak ve tebliği isteyen makam ve hakimin denetimini sağlayacaktır.
Tebligat Kanununun 21/1. maddesine göre yapılan tebligatlarda tebliğ tarihi, maddenin son cümlesinde açıkça belirtildiği üzere, iki numaralı fişin yani ihbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarihtir. Tebliğ tarihinin bu şekilde belirlenmesi ve geçerli sayılabilmesi, tebliğ memurunun yukarıda açıklanan araştırmayı mutlaka yapmasına ve belgelemesine bağlıdır (HGK. nun 25.01.2006 tarih ve 2005/2-772/17 sayılı kararı).
Somut olayda satış ilanı tebliğ işleminin, muhatabın tevziat saatinde adreste bulunmaması nedeni ile mahalle muhtarı imzasına teslim edilip 2 no’lu formülün kapısına yapıştırılarak beyanda bulunan komşunun imzası alınmadan ve imzadan imtina ettiği belirtilmeden yapıldığı görülmektedir.
Görüldüğü üzere muhatabın tevziat saatlerinden sonra adresine dönüp dönmeyeceği, dönecekse ne zaman döneceği tevsik edilmediğinden ve beyanda bulunan komşunun imzası alınmadığı gibi imzadan imtina ettiğine dair bir şerh de bulunmadığından, Tebligat Kanunu'nun 21.maddesine göre yapılan satış ilanı tebligatı usulsüzdür.
İİK’nun 127.maddesi gereğince satış ilanının bir suretinin alakadarlara tebliği zorunludur. Yukarıda belirtildiği üzere tebliğ, Tebligat Kanunu hükümlerine aykırı olarak yapıldığından ve dolayısıyla satış ilanı tebliği zorunluluğu bu hali ile yerine getirilmediğinden, bu husus başlı başına ihalenin feshi sebebidir.
Öte yandan İİK.nun 150/e maddesinde (6352 Sayılı Yasa ile yapılan değişiklikten önceki); “Alacaklı, taşınır rehninin satışını ödeme veya icra emrinin tebliğinden itibaren nihayet bir sene içinde, taşınmaz rehninin satışını da aynı tarihten itibaren nihayet iki sene içinde isteyebilir.
Satış, yukarıdaki fıkrada gösterilen müddetler içinde istenemez veya talep geri alınıp da bu müddetler içinde yenilenmezse takip düşer” düzenlemesi yer almaktadır.
Somut olayda borçluya (6) örnek icra emri 01.01.2009 tarihinde tebliğ edilmiştir. Alacaklı vekili tarafından daha önce satış avansı yatırılmayıp, 17.05.2012 tarihinde satış talebinde bulunularak 18.05.2012 tarihinde satış avansı yatırılmıştır. Bu durumda şikayete konu taşınmaz için yasanın öngördüğü 2 yıllık sürede satış istenmediğinden takip düşmüştür. Düşen bir takibe rağmen satışın yapılması mümkün olmadığından ihalenin bu nedenle de feshi gerekir.
O halde mahkemece şikayetin kabulü ile ihalenin feshine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK. 366 ve HUMK.’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 09.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Başkan
E. UZUNER
Üye
Y. Z. AKSOY
Üye
İ. ALTAN
Üye
A. DOĞAN
Üye
Z. TURANLI
T.C.
YARGITAY
12. Hukuk Dairesi
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
Y A R G I T A Y İ L A M I
ESAS NO : 2013/26246
KARAR NO : 2013/32822
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Burhaniye İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 14/06/2012
NUMARASI : 2011/121-2012/37
DAVACI : BORÇLU :İlhan Memiş
DAVALI : ALACAKLI:Girişim Varlık A.Ş.
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının onanmasını mutazammın 25/12/2012 tarih, 2012/27338-39872 sayılı daire ilamının müddeti içinde tashihen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi Gürdal Ergün tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Sair karar düzeltme nedenleri yerinde değil ise de;
Alacaklı tarafından borçlu aleyhine Burhaniye İcra Müdürlüğü'nün 2008/642 Esas sayılı dosyasında ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takip yapıldığı, borçlunun icra mahkemesine başvurusunda ihalenin feshini talep ettiği, mahkemece istemin reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
Takip tarihi itibarı ile uygulanması gereken İİK.nun 150/e maddesi gereğince, “Alacaklı, taşınır rehnin satışını ödeme veya icra emrinin tebliğinden itibaren nihayet bir sene içinde, taşınmaz rehnin satışını da aynı tarihten itibaren nihayet iki sene içinde isteyebilir. Satış yukarıdaki fıkrada gösterilen müddetler içinde istenmez veya talep geri alınıp da bu müddetler içinde yenilenmezse takip düşer.” Yasanın bu hükmü emredici nitelikte olup mahkemece resen gözetilmesi gerekir. Öte yandan takibin düştüğü tarihten sonra yapılan işlemler yok hükmünde olacağından bu tarihten sonra yapılan ihalenin de sırf bu nedenle feshi gerekir.
O halde mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda İİK.nun 150/e maddesi kapsamında inceleme ve değerlendirme yapılarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle istemin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsiz olup, kararın bu nedenle bozulması gerekirken Dairemizce onandığı anlaşılmakla borçlunun karar düzeltme isteminin kabulü gerekmiştir.
SONUÇ: Borçlunun karar düzeltme isteminin kısmen kabulü ile Dairemizin 25.12.2012 tarih ve 2012/27338-39872 sayılı onama kararının kaldırılmasına, mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 22.10.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Başkan
E. UZUNER
Üye
N. TANLIK
Üye
İ. ALTAN
Üye
Z. TURANLI
Üye
A. TUNCAL
T.C.
YARGITAY
12. Hukuk Dairesi
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
Y A R G I T A Y İ L A M I
ESAS NO : 2013/25457
KARAR NO : 2013/32998
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Bucak İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 05/04/2013
NUMARASI : 2013/3-2013/44
DAVACI : BORÇLU :Ahmet Öğdem
DAVALI : ALACAKLI :Girişim Varlık Yönetim A.Ş.
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi Tuncer Kaya tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
İİK.nun 150/e maddesine göre; “Alacaklı, taşınır rehninin satışını, ödeme veya icra emrinin tebliğinden itibaren nihayet bir sene içinde, taşınmaz rehninin satışını da aynı tarihten itibaren nihayet iki sene içinde isteyebilir.”
İİK'nun 150/e maddesi uyarınca süresinde satış istenmemesi halinde takip düşer. Yasanın bu hükmü emredici nitelikte olup icra müdürlüğünce re'sen uygulanması gerekir. Takibin düşmesi halinde rehnin satışı yapılamaz. Satışın yapılması halinde feshi gerekir. Satış isteme süresi satış talebi ile durduktan sonra ihalenin feshi halinde süre kaldığı yerden işlemeye devam eder. Bir diğer ifade ile sürenin hesabında zamanaşımının kesilmesine benzer bir uygulama yapılmayıp durmaya ilişkin yöntem izlenmelidir. Yani iki yıllık süre yeni baştan değil kaldığı yerden hesaplanmalıdır.
Mahkemece bu ilkeler doğrultusunda satış isteme süresinin geçip geçmediği belirlenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile sonuca gidilmesi isabetsizdir.
SONUÇ :Borçlunun temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK'nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 22.10.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Başkan
E. UZUNER
Üye
M. USLU
Üye
A. DOĞAN
Üye
Z. TURANLI
Üye
A. TUNCAL
T.C.
YARGITAY
12. Hukuk Dairesi
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
Y A R G I T A Y İ L A M I
ESAS NO : 2014/605
KARAR NO : 2014/4824
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Konya 2. İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 23/05/2013
NUMARASI : 2013/129-2013/466
DAVACI : BORÇLU: Mevlüt Arslan
DAVALI : ALACAKLI: T.İş Bankası A.Ş.
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının bozulmasını mutazammın 22.10.2013 tarih, 2013/23517-32814 sayılı daire ilamının müddeti içinde tashihen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi Nezihe Deniz Güner tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Borçlu tarafından icra mahkemesine yapılan başvuruda, Konya ili Selçuklu ilçesi, Işık mahallesi 354 parselde tapuya kayıtlı taşınmaza ilişkin ihalenin feshinin talep edildiği, mahkemece yapılan inceleme neticesinde, süresinde satışın istendiği ve ihalenin feshini gerektiren bir neden de bulunmadığı gerekçesiyle istemin reddine karar verildiği, temyiz üzerine verilen kararın, Dairemizin 22.10.2013 tarih ve 2013/23517 E., 2013/32814 K. sayılı kararı ile İİK'nun 150/e maddesine göre süresinde satış istenmediğinden şikayetin kabulüne karar verilmesi gerektiği gerekçesi ile bozulduğu görülmektedir.
Takip tarihi itibarı ile uygulanması gereken İİK.nun 150/e maddesi gereğince, alacaklının taşınmaz rehnin satışını icra emri tebliğinden itibaren nihayet iki sene içinde istemesi gereklidir. Aksi halde takip düşecektir. Yine İİK'nun ipoteğe bağlı takiplerde satışa hazırlıkları düzenleyen 150/d maddesinde de; icra dairesinin, takip talebi üzerine satış hazırlıklarına başlayacağı ve bu amaçla tapudan kayıt örneklerini ve belediyeden imar durumunu getirtip, takibin kesinleşmesini beklemeden kıymet takdirini yaptıracağı öngörülmüştür.
Somut olayda, ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile başlatılan takipte icra emrinin borçluya 19.06.2009 tarihinde tebliğ edildiği, alacaklının talebi ile 15.12.2009 günü taşınmazın kıymet takdiri işlemlerinin yaptırıldığı, 09.05.2011 tarihinde ise alacaklının satış talebinde bulunarak aynı gün icra müdürü tarafından belirtilen 500,00 TL satış avansını yatırdığı anlaşılmaktadır.
İİK'nun 59. maddesine göre alacaklı, yapılmasını talep ettiği muamelenin masrafını avans olarak peşinen öder. İncelenen icra dosyasında ise alacaklının, borçluya icra emri tebliğinden itibaren İİK'nun 150/e maddesinde öngörülen iki yıllık süre dolmadan 09.05.2011 günü ipotekli taşınmazın satışı için talepte bulunduğu ve satış için gereken avansı da yatırdığı görülmektedir. Burada alacaklı, üzerine düşen yasal yükümlülüğü yerine getirmiş olup icra müdürünün, kıymet takdirinin kesinleşmesinin ardından satış işlemlerine başlanacağına dair kararının yukarıda izah edilen İİK'nun 150/d-e ve 59. maddeleri gereği, işleyen sürenin durmasına etkisi yoktur. Satış isteme süresi, alacaklının satış talebi ile durduktan sonra ihalenin feshedilmesi halinde süre kaldığı yerden işlemeye devam edecektir.
Somut olayda ise satış isteme süresi, 09.05.2011 tarihli satış talebi ve buna ilişkin avansın yatırılması ile aynı gün durmuş olup, ihale aşaması da bu sürecin ardından tamamlandığından yeniden işlemeye başlamamıştır.
O halde, süresinde satışın istenmiş olduğu ve ihalede başkaca bir usulsüzlük bulunmadığı da tespit edildiğine göre, mahkemenin şikayetin reddine dair kararının onanması gerekirken Dairemizce bozulduğu anlaşıldığından alacaklının karar düzeltme isteminin kabulü gerekmiştir.
SONUÇ : Alacaklının karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 22/10/2013 tarih ve 2013/23517 E., 2013/32814 K. sayılı bozma ilamının kaldırılmasına, mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK.'nun 366. ve HUMK.'nun 438. maddeleri uyarınca (ONANMASINA), 20/02/2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Başkan
E. UZUNER
Üye
Y. Z. AKSOY
Üye
Z. TURANLI
Üye
A. TUNCAL
Üye
Ş. KELEŞ
T.C.
YARGITAY
12. Hukuk Dairesi
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
Y A R G I T A Y İ L A M I
ESAS NO : 2014/5216
KARAR NO : 2014/6628
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : Keşan İcra Hukuk Mahkemesi
TARİHİ : 24/05/2013
NUMARASI : 2012/100-2013/124
DAVACI : BORÇLU :Nihal Saygılı
DAVALI : ALACAKLI:Denizbank A.Ş.
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi M. Murat Madranefe tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Borçlu tarafından icra mahkemesine yapılan başvuruda, Edirne ili, Keşan ilçesi, İspatcami mahallesi, 10 ada, 25 parsel, 5 nolu bağımsız bölümde tapuya kayıtlı taşınmaza ilişkin ihalenin feshinin talep edildiği, mahkemece yapılan inceleme neticesinde, süresinde satışın istendiği ve ihalenin feshini gerektiren bir neden de bulunmadığı gerekçesiyle istemin reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Takip tarihi itibarı ile uygulanması gereken İİK.nun 150/e maddesi gereğince, alacaklının taşınmaz rehninin satışını icra emri tebliğinden itibaren nihayet iki sene içinde istemesi gereklidir. Aksi halde takip düşecektir. Yine İİK'nun ipoteğe bağlı takiplerde satışa hazırlıkları düzenleyen 150/d maddesinde de; icra dairesinin, takip talebi üzerine satış hazırlıklarına başlayacağı ve bu amaçla tapudan kayıt örneklerini ve belediyeden imar durumunu getirtip, takibin kesinleşmesini beklemeden kıymet takdirini yaptıracağı öngörülmüştür.
Somut olayda, ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile başlatılan takipte icra emrinin borçluya 23.01.2009 tarihinde tebliğ edildiği, alacaklının talebi ile 07.11.2008 günü taşınmazın ilk kıymet takdiri işlemlerinin yaptırıldığı, 25.06.2009 tarihinde ise alacaklının satış talebinde bulunarak aynı gün icra müdürü tarafından belirtilen satış avansını yatırdığı anlaşılmaktadır.
İİK'nun 59. maddesine göre alacaklı, yapılmasını talep ettiği muamelenin masrafını avans olarak peşinen öder. İncelenen icra dosyasında ise alacaklının, borçluya icra emri tebliğinden itibaren İİK'nun 150/e maddesinde öngörülen iki yıllık süre dolmadan ipotekli taşınmazın satışı için talepte bulunduğu ve satış için gereken avansı da yatırdığı görülmektedir. Burada alacaklı, üzerine düşen yasal yükümlülüğü yerine getirmiş olup icra müdürünün, kıymet takdirinin kesinleşmesinin ardından satış işlemlerine başlanacağına dair kararının yukarıda izah edilen İİK'nun 150/d-e ve 59. maddeleri gereği, işleyen sürenin durmasına etkisi yoktur. Satış isteme süresi, alacaklının satış talebi ile durduktan sonra ihalenin feshedilmesi veya satışın düşmesi halinde süre kaldığı yerden işlemeye devam edecektir.
Somut olayda ise satış isteme süresi ilk satış talebinden sonra satışın düşmesi sebebiyle kaldığı yerden işlemeye devam etmiş ve şikayet başvurusu üzerine mahkemenin tedbir kararıyla yeniden durmuş olup, tedbir kararının kalkmasından sonra yeniden satış talebinde bulunuluncaya kadar işlemeye devam etmiştir.
O halde, mahkemece İİK'nun 150/e maddesi uyarınca icra emrinin tebliğinden itibaren 2 yıllık sürenin durduğu ve yeniden işlemeye başladığı zaman dilimleri esas alınmak suretiyle 2 yıllık sürenin dolup dolmadığı araştırılarak oluşacak sonuca göre olumlu veya olumsuz bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
Öte yandan HMK’nun 297. maddesinin (1). fıkrası gereği hükümde “gerekçeli kararın yazıldığı tarihin” yer alması zorunlu olup, kanunun bu emredici hükmüne aykırı davranılması da doğru bulunmamıştır.
SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK'nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 10.03.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Başkan
E. UZUNER
Üye
M. USLU
Üye
A. DOĞAN
Üye
A. TUNCAL
Üye
Ş. KELEŞ
