is kazasindan sorumlulugu asil isverenin
21. Hukuk Dai̇resi̇
2014/20790
2014/23229
2014-11-10
İçtihat Metni
T.C.
YARGITAY
21. HUKUK DAİRESİ
E. 2014/20790
K. 2014/23229
T. 10.11.2014
• MADDİ VE MANEVİ TAZMİNAT DAVASI ( İş Kazası Nedeniyle/Asıl İşveren Olan Belediyenin Alt İşverenin ve Bu Alt İşverenin İstihdamlarının Kusurlarından Onun İle Birlikte Müştereken ve Müteselsilen Sorumlu Olduğu – İş Kazası Sigorta Kolundan Bağlanan Gelirin Doğru Miktarının Rücuyu Tabi Kısmının Hesaplanan Zarardan Düşülerek Kazalının Maddi Zararının Tespit Edilmesinin Gerektiği )
• ASIL-ALT İŞVEREN İLİŞKİSİ ( Davalı Belediyenin Kendi Asıl İşlerinden Olan Katı Atık Toplama İşlerini Başka Şirkete Vermesinin Onu Asıl İşverenlik Sıfatından ve Tazmin Sorumluluğundan Kurtarmadığı/Hüküm Altına Alınan Alacaklardan Sorumlu Olacağı – İş Kazası )
• ASIL İŞVERENİN SORUMLULUĞU ( İş Kazası Nedeniyle Maddi ve Manevi Tazminat/Davalı Belediyenin Asıl İşveren Olarak Alt İşverenin ve Bu Alt İşverenin İstihdamlarının Kusurlarından Onun İle Birlikte Müştereken ve Müteselsilen Sorumlu Olduğu -Belediyenin Tazminatlardan Sorumlu Olacağı Gözetilmeden Karar Verilmesinin Doğru Olmadığı )
• MADDİ ZARAR HESAPLAMASI ( Kurum Tahsislerinin Rücuya Tabi Kısmının Düşülmesinin Gerektiği/Bilirkişi Raporunda İş Kazası Sigorta Kolundan Bağlanan Gelirin İlk Peşin Sermaye Değerinin Belirtilenden Daha Düşük Miktarda Alınarak Değerlendirme Yapıldığı/Hatalı Hesaplama Nedeniyle Davalılar Aleyhine Daha Fazla Maddi Zarar Hesaplaması Yapıldığı – Doğru Miktarın Rücuya Tabi Kısmının Hesaplanan Zarardan Düşülerek Kazalının Maddi Zararının Tespit Edilmesinin Gerektiği/İş Kazası Nedeniyle Maddi ve Manevi Tazminat )
• RÜCUYA TABİ KISIMLARIN DÜŞÜLMESİ ( İş Kazası Nedeniyle Maddi ve Manevi Tazminat Davası – Maddi Zararın Hesaplanmasında İş Kazası Sigorta Kolundan Bağlanan Gelirin Doğru Miktarının Rücuyu Tabi Kısmının Hesaplanan Zarardan Düşülerek Kazalının Maddi Zararının Tespit Edilmesinin Gerektiği )
4857/m. 2
5510/m. 12/6
6098/m. 55
6101/m.2
ÖZET : Dava, 5.3.2007 tarihinde geçirdiği iş kazasında yaralanarak %41 oranında sürekli iş göremezliğe maruz kalan sigortalının maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemlerine ilişkindir.
Davalı Belediyenin kendi asıl işlerinden olan katı atık toplama işlerini sözleşme ile bir başka şirkete vermesi onu asıl işverenlik sıfatından ve bunun doğal neticesi olarak da tazmini sorumluluktan kurtarmaz. Bu durumda kendine ait işi bir başkasına yaptıran kişi ya da kurum alt işverenin ( taşeronun ) ve bu alt işverenin istihdamlarının kusurlarından onun ile birlikte müteselsilen sorumlu olur. Hal böyle olunca da davalı A.. Belediyesi'nin hüküm altına alınan tazminatlardan sorumlu olacağı gözetmeden hatalı değerlendirme ile karar verilmesi de doğru değildir.
İş kazasından kaynaklanan maddi zarar hesaplamalarında Kurum tahsislerinin rücuya tabi kısmının düşülmesi gerekir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda bu kabule göre değerlendirme-yapıldığı görülmektedir. Fakat dosyadaki Kurum evraklarından kazalıya iş kazası sigorta kolundan bağlanan gelirin ilk peşin sermaye değerinin 70.293,73TL olmasına rağmen bilirkişice bu miktarın 20.293,73TL olarak değerlendirildiği ve bunun neticesi olarak da davalılar aleyhine daha fazla maddi zarar hesaplanmasına neden olunduğu anlaşılmakla, Mahkemece hatalı hesaplamanın yapıldığı bu bilirkişi raporuna itimat ile neticeye varılması da doğru olmamıştır.Davacıya iş kazası sigorta kolundan bağlanan gelirin doğru miktarının rücuyu tabi kısmını hesaplanan zarardan düşülerek kazalının maddi zararını tespit edilmesi, ayrıca davalı A..Belediyesinin asıl işveren olarak hüküm altına alınacak tazminatlardan sorumlu olacağını gözetilerek dosyadaki tüm delilleri bir arada değerlendirip yeni bir karar verilmesi gerekmektedir.
DAVA : Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili ve davalılardan E… End. Mak. Ekip Çev. Tem. Tic. Ltd. tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
KARAR : 1- )Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillere ve kanuni gerektirici sebeplere ve temyiz nedenlerine göre davacı ve davalı G… Mad. Yön. A.Ş vekillerinin sair temyiz itirazlarının reddine.
2- )Dava, 5.3.2007 tarihinde geçirdiği iş kazasında yaralanarak %41 oranında sürekli iş göremezliğe maruz kalan sigortalının maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemlerine ilişkindir.
Mahkemece, davalı Altındağ Belediyesi aleyhine açılan davaların reddine, 70.042,07TL maddi, 45.000,00TL manevi tazminatın davalı E… Makine Ekipman Çevre Temizlik İşletme Sanayi Ltd.Şti. ve Anadolu Sigortadan ( sigorta şirketinden poliçedeki limit ile sınırlı olmak üzere )müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Dosya kapsamından; davalı Belediye'nin katı atık toplama işini bir sözleşme ile diğer davalı G… Mad. Yön. A.Ş'ye verdiği, kazalının bu davalı şirket çalışanı olduğu, anılan kazada davacı kazazedenin %30 oranında kusurlu olduğu anlaşılmaktadır.
Somut olayda uyuşmazlığın sağlıklı bir çözüme kavuşturulabilmesi için öncelikle asıl işveren-alt işveren kavramlarının açıklanması gerekir.
4857 Sayılı Kanunun 2.maddesine göre bir iş sözleşmesine dayanarak çalışan gerçek kişiye işçi, işçi çalıştıran gerçek veya tüzel kişiye yahut tüzel kişiliği olmayan kurum ve kuruluşlara işveren, işçi ile işveren arasında kurulan ilişkiye iş ilişkisi denir.
İş Kanunu'nun 2.maddesinin 7.fıkrasına göre bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine dair yardımcı işlerinde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik sebeplerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerini sadece bu işyerinde aldığı işte çalıştıran diğer işveren ile iş aldığı işveren arasında kurulan ilişkiye asıl işveren-alt işveren ilişkisi denir. Bu ilişkide asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumludur.
5510 Sayılı Kanunun 12/6.maddesiyle de asıl işveren, bu Kanunun işverene yüklediği yükümlülüklerden dolayı alt işveren ile birlikte sorumlu tutulmuştur.
4857 Sayılı Kanunun 2/7.maddesiyle işçilerin İş Kanunu'ndan, sözleşmeden ve toplu iş sözleşmesinden doğan hakları, 5510 Sayılı Kanunun 12/6.maddesiyle de Kurumun alacakları ve işçinin sosyal güvenlik hakkı daha geniş koruma-güvence altına alınmak istenmiştir. Aksi halde, 4857 veya 5510 Sayılı Kanun'dan kaynaklanan yükümlülüklerinden kaçmak isteyen işverenlerin işin bölüm veya eklentilerini muvazaalı bir biçimde başka kişilere vermek suretiyle yükümlülüklerinden kaçması mümkün olurdu.
Asıl işveren ile alt işverenin birlikte sorumluluğu “müteselsil sorumluluktur”. Asıl işveren, doğrudan bir hizmet sözleşmesi bulunmamakla birlikte İş Kanunu'nun 2.maddesinin 6.fıkrası gereğince alt işverenin işçilerinin iş kazası veya meslek hastalığı sebebiyle uğrayacakları maddi ve manevi zarardan alt işveren ile birlikte müteselsilen sorumludur. Bu sebeple meslek hastalığına veya iş kazasına uğrayan alt işverenin işçisi veya ölümü halinde mirasçıları tazminat davasını müteselsil sorumlu olan asıl işveren ve alt işverene karşı birlikte açabilecekleri gibi yalnızca asıl işverene veya alt işverene karşı da açabilirler.
Alt işverenden söz edebilmek ve asıl işvereni, aracının borçlarından sorumlu tutabilmek için bir takım zorunlu unsurlar bulunmaktadır.
a- ) İşyerinde işçi çalıştıran bir asıl işveren bulunmalıdır. Sigortalı çalıştırmayan 'işveren' sıfatını kazanamayacağı için, bu durumdaki kişilerden iş alanlar da aracı sayılmayacak ve anılan madde kapsamında dayanışmalı sorumluluk doğmayacaktır.
b- ) Bir başka işveren, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine dair bir işte veya bir işin bölüm veya eklentilerinde iş almalı ve sigortalı çalıştırmalıdır.
c- ) İşverenlik sıfatını, alınan işte ve o iş sebebiyle sigortalı çalıştırılması sonucunda kazanmış olması aranacaktır. Bu kişinin diğer bir takım işyerlerinde çalıştırdığı sigortalılar sebebiyle kazandığı işverenlik sıfatının sonuca etkisi bulunmamaktadır.
d- ) İşverenden alınan iş, işverenin sigortalı çalıştırdığı işe göre ayrı ve bağımsız bir işyeri olarak değerlendirilebilecek nitelikte olmamalıdır, aksi halde iş alan kimse aracı değil, bağımsız işveren niteliğinde bulunacaktır.
e- ) İşin bütünü başka bir işverene bırakıldığında, iş anahtar teslimi verildiğinde veya işveren kendi iştigal konusu olmayan bir işi kendisi sigortalı çalıştırmaksızın bölerek ihale suretiyle farklı kişilere vermişse, iş sahibi ( ihale makamı ) Kanunun tanımladığı anlamda asıl işveren olmayacağından, bir alt-üst işveren ilişkisi bulunmayacaktır.
f- ) Alt işverenin aldığı iş, işverenin asıl işinin bölüm ve eklentilerindeki işin bir kesimi yada yardımcı işler kapsamında bulunmalıdır. Asıl işverenden alınan iş, onun sigortalı-çalıştırdığı işe göre ayrı ve bağımsız bir nitelik taşımaktaysa, işi alan kimse alt işveren değil, bağımsız işveren sayılacaktır. Bu noktada belirleyici yön; yapılan işin, diğerinin bütünleyici, yardımcı parçası olup olmadığıdır. İş yerindeki üretimle ilgili olmayan ve asıl işin tamamlayıcısı niteliğinde bulunmayan bir işin üstlenilmesi halinde, alt işverenden söz etme olanağı kalmayacak, ortada iki bağımsız işveren bulunacaktır. ( Yargıtay H.G.K.'nun 24.5.1995 gün ve 1995/9-273-548 Sayılı kararı da aynı yöndedir. )
Bunun yanında 1.7.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanununun 55. maddesinde, “… Destekten yoksun kalma zararları ile bedensel zararlar, bu Kanun hükümlerine ve sorumluluk hukuku ilkelerine göre hesaplanır. Kısmen veya tamamen rücu edilemeyen sosyal güvenlik ödemeleri ile ifa amacını taşımayan ödemeler, bu tür zararların belirlenmesinde gözetilemez; zarar veya tazminattan indirilemez.” hükmüne yer verilmiştir.
Adalet Komisyonu'nun 55. madde gerekçesine göre; 'sosyal güvenlik ödemelerinin, denkleştirme ( indirim ) işlevi görebilmesi, onun sorumluluğu doğuran olaya sebebiyet verenlere rücu edilebilmesine bağlıdır. Bu kural gereği, rücu edilemeyen sosyal güvenlik ödemeleri; teknik arıza, tam kaçınılmazlık hallerindeki ödemeler, bu tazminatlardan indirilemez. Bağlanan gelirlerin, işçinin kusuru ve kaçınılmazlık gibi sebeplerle rücu edilemeyen kısmı da indirilemez. Bir kısmı rücu edilemeyen miktar dahi denkleştirilemeyeceği gibi, zarar görenin kusuruna ( müterafık kusura ) yansıyan sosyal güvenlik ödemeleri, tahsis tarihinden sonra meydana gelen sosyal güvenlik ödemelerindeki artışlar, kısmi kaçınılmazlık ve teknik arıza halindeki ödemeler ve benzerleri rücu edilemediğinden bu miktarlar dahi denkleştirilemez.'
Öte yandan, 6101 Sayılı Türk Borçlar Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun 1.7.2012 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Kanunun 2. maddesine göre “Türk Borçlar Kanununun kamu düzenine ve genel ahlaka dair kuralları, gerçekleştirildikleri tarihe bakılmaksızın bütün fiil ve işlemlere uygulanır.” Dairemizin ve giderek Yargıtay'ın yerleşmiş görüşleri, Kurumca bağlanan gelirlerin peşin sermaye değerinin ve geçici işgöremezlik ödeneklerinin hesaplanan zarardan indirilmesi, Kurumun rücu hakkının korunması ve mükerrer ödemeyi önleme ilkesine dayandığından, kamu düzenine dair olarak kabul edilmiştir. Kaldı ki, 6098 Sayılı Kanunun 55. maddesi de emredici bir hükme yer verdiğinden gerçekleştiği tarihe bakılmaksızın tüm fiil ve işlemlere uygulanmalıdır.
Tüm bu açıklamalar sonrasında davalı Belediyenin kendi asıl işlerinden olan katı atık toplama işlerini sözleşme ile bir başka şirkete vermesi onu asıl işverenlik sıfatından ve bunun doğal neticesi olarak da tazmini sorumluluktan kurtarmaz. Bu durumda kendine ait işi bir başkasına yaptıran kişi ya da kurum alt işverenin ( taşeronun ) ve bu alt işverenin istihdamlarının kusurlarından onun ile birlikte müteselsilen sorumlu olur. Hal böyle olunca da davalı Altındağ Belediyesi'nin hüküm altına alınan tazminatlardan sorumlu olacağı gözetmeden hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi de doğru değildir.
Bunun yanında yukarda da belirtildiği üzere iş kazasından kaynaklanan maddi zarar hesaplamalarında Kurum tahsislerinin rücuya tabi kısmının düşülmesi gerekir. Zaten somut olayda da hükme esas alınan bilirkişi raporunda bu kabule göre değerlendirme-yapıldığı görülmektedir. Fakat dosyadaki Kurum evraklarından kazalıya iş kazası sigorta kolundan bağlanan gelirin ilk peşin sermaye değerinin 70.293,73TL olmasına rağmen bilirkişice bu miktarın 20.293,73TL olarak değerlendirildiği ve bunun neticesi olarak da davalılar aleyhine daha fazla maddi zarar hesaplanmasına neden olunduğu anlaşılmakla Mahkemece hatalı hesaplamanın yapıldığı bu bilirkişi raporuna itimat ile neticeye varılması da doğru olmamıştır.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgulara dikkat edilmeden hatalı değerlendirme ve yanlış hesaplama ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Yapılması gereken iş, davacıya iş kazası sigorta kolundan bağlanan gelirin doğru miktarının rücuyu tabi kısmını hesaplanan zarardan düşerek kazalının maddi zararını tespit etmek, ayrıca davalı A… Belediyesinin asıl işveren olarak hüküm altına alınacak tazminatlardan sorumlu olacağını gözeterek dosyadaki tüm delilleri bir arada değerlendirip yeni bir karar vermekten ibarettir.
O halde davacı ve G… Mad. Yön. A.Ş. vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ : Hükmün yukarda açıklanan sebeplerle BOZULMASINA, temyiz harcının istenmesi halinde temyiz eden davacı ve davalılardan E… End. Mak. Ekip Çev. Tem. Tic. Ltd. Şti'ne iadesine, 10.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
yarx
