katki payini engellemek icin kocanin malini baskasina temlik etmesi halinde – 8. Hukuk Dai̇resi̇ 2012/12915 E.
8. Hukuk Dai̇resi̇
2012/12915
2012/12636
2012-12-18
İçtihat Metni
T.C.
YARGITAY
8. HUKUK DAİRESİ
E. 2012/12915
K. 2012/12636
T. 18.12.2012
Meral S. ile Reyhan N.İ. ve Hasan T. aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair Bodrum 2.Asliye Hukuk Mahkemesi'nden verilen 31.03.2010 gün ve 367/163 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Reyhan N.İ. vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:
KARAR : Davacı, davalılardan Hasan T. ile 1999 yılında resmi nikahla evlendiklerini, diğer davalı Reyhan'ı küçük yaşta yanlarına alarak büyüttüklerini, bilahare Hasan ile Reyhan arasında duygusal ilişkilerin başladığını, dava konusu Bodrum İlçesi, Konacık 1675 parsel A-zemin 2 nolu bağımsız bölümü, davalı Hasan'ın diğer davalı Reyhan'a muvazaalı olarak tapuda temlik ettiğini, bu işlem sırasında intifa hakkını kendi üzerinde bıraktığını açıklayarak, davalı Reyhan üzerinde olan tapu kaydının iptali ile diğer davalı Hasan üzerine tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Reyhan, 23.05.2008 tarihli dilekçe ile davacıya 10 yıldan fazla hizmet ettiğini, çocuklarına baktığını, temizlik işlerini yaptığını, ayrıca, nizalı yeri 25.000 YTL'ye davalı Hasan'dan satın aldığını, kendi babası Fahrettin'inde maddi destekte bulunduğunu açıklayarak davanın reddini savunmuştur. 02.11.2009 tarihli dilekçesinde ise özetle; davacının ailesinin yanında ve özellikle Avusturya'da kalabilmesi için oğulları Nikolai ile evlendirildiğini, davalı Hasan ile nikahsız ve gayri ahlaki ilişkiyi sürdürebilmek amacı ile dava konusu taşınmazın mülkiyetinin kendisine devrinin yapıldığını vs. açıklayarak davanın reddini savunmuştur.
Davalı Hasan 07.03.2008 tarihli oturumda imzalı beyanıyla açılan davayı kabul ettiğini ve tapu kaydının iptali ile adına tescilini istemiştir.
Mahkemece; tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davalı Reyhan'ın dava konusu taşınmazı satın alabilecek gücü olmadığı, özellikle satış işleminin zamanlaması, taraflar arasındaki yakın ilişki hususları birlikte değerlendirildiğinde yapılan satışın muvazaalı olduğu, davacının boşanma davası açınca evlilik birliği içinde edinilen malların tasfiye sürecinde mal kaçırmak amacını güttüğü kanaatine ulaşılmış ve tapudaki satışın gerçek bir satış iradesini yansıtmadığı anlaşıldığından ve davalı vekili her ne kadar satışın Borçlar Kanunu'nun 19.maddesi uyarınca ahlak ve adaba aykırı bir sözleşmeden kaynaklandığı ve bu tür sözleşmenin geçersizliğinin ileri sürülemeyeceği ve ifasının istenemeyeceğini iddia etmişse de bu husus davacıya karşı ileri sürülemeyeceği gerekçeleriyle davanın kabulüne, davalı Reyhan adına olan tapu kaydının iptali ile davalı Hasan T. adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiştir.
Hüküm; davalı Reyhan vekili tarafından dilekçesinde yazılı gerekçelerle temyiz edilmiştir.
Toplanan deliller tüm dosya kapsamından; noksanın tamamlanması yoluyla getirtilen 09.07.2007 tarih ve 9576 yevmiye nolu resmi akit tablosuna göre, Konacık Köyü 1675 parseldeki 2/60 arsa paylı, A blok, zemin kat, 2 nolu meskenin tamamı Hasan T. adına kayıtlı iken intifa hakkının tamamını 99 yıl süre ile uhtesinde bırakarak çıplak mülkiyetinin tamamını 7.000 YTL'ye Reyhan İ.'a sattığı görülmüştür. Sair tüm deliller dosya içerisindedir.
Somut olaydaki uyuşmazlık, dava dilekçesinin içeriği ve tüm dosya kapsamına göre: BK.nun 18. maddesinden kaynaklanan muris muvazaası ya da taraf muvazaası olup olmadığından kaynaklanmaktadır.
Bilindiği üzere, BK.nun 18.maddesi ve 01.04.1974 tarih ve ½ sayılı Yargıtay İnançları Birleştirme Kararı uyarınca muris muvazaasından söz edebilmek için öncelikle temlikte bulunan kişinin, temlik tarihinden sonra ölmüş olması ve adına kayıtlı tapulu bir taşınmazını tapuda görünüşte satış, gerçekte bağış olarak temlik etmesi gerekir. Olayımızda tapuda temlik eden Hasan halen sağdır. Dolayısıyla muris muvazaasına dayalı davanın dinlenme olanağı yoktur. Taraf muvazaasına gelince; davacı resmi temlikin tarafı değildir. Kaldı ki taraf muvazaasının aynı güçte yazılı delille ispatı gerekir. 07.10.1953 tarih 8/7 sayılı tevhidi içtihatta bu yöndedir. Bu nedenle davacının taraf muvazaasına dayalı iddiasının da yasal dayanağı bulunmamaktadır. Bu durumda BK.nun 19 ya da 65.maddesine dayanılarak açılacak davanın davacısının Hasan olması gerekir. Hasan'ın buna dayalı bir davası yoktur. Öte yandan davacı nikahlı eşin açmış olduğu bu davada üzerinde kayıt bulunmayan diğer davalı eş Hasan'ın kabul beyanının hukuki sonuç doğurup doğurmayacağının tartışılması gerekir.
Bilindiği üzere HUMK.nun 91-95 ve HMK.nun 307. maddesinde yazılı olduğu üzere kabul karşı tarafın onayını gerektirmeksizin yapıldığı andan itibaren kesin hükmün sonuçlarını doğurur. Ancak, hukuken sonuç doğurabilmek için üzerinde kayıtlı bir mal olması gerekir. Aksi takdirde kabul beyanı hukuki sonuç doğurmayacaktır.
Hal böyle olunca; davacının davasının reddine karar verilmek gerekirken maddi delillerin ve değinilen yasa maddeleri ile tevhidi içtihatların gözardı edilerek yazılı olduğu üzere hüküm kurulması doğru olmamıştır.
SONUÇ : Davalı Reyhan vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerindedir. Kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK.nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK.nun 428.maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK.nun 388/4. ( HMK.m.297/ç ) ve HUMK.nun 440/I. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, 148,50 TL peşin harcın istek halinde temyiz eden davalıya iadesine, 18.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
ÖZÜ: Kocanın evlilik birliği içerisinde edinilen taşınmazı , kadının katkı payı almasını engellemek için bir başkasına muvazaalı yoldan temlik etmesi halinde , evlilik birliği de sürdüğü halde , kadının , muvazaaya dayalı tapu iptal davası açmasında hukuki yararı olduğuna ve bu davaların B.K.18 e göre Asliye Hukuk Mahkemesinde görülmesi gerektiğine dair…. …-…Faydalı olması dileklerimle… Antalya Barosundan Av.Mehmet KAYA-1264
