kurallari manevi tazminatin maluliyet yok ise 15 bin fazla
Hukuk Genel Kurulu
2013/21-1531
2015/1226
2015-04-17
İçtihat Metni
T.C.
YARGITAY
HUKUK GENEL KURULU
E. 2013/21-1531
K. 2015/1226
T. 17.4.2015
• İŞ KAZASI SEBEBİYLE YARALANAN DAVACININ MANEVİ TAZMİNAT TALEBİ ( 15.000 TL Manevi Tazminata Hükmedildiği – Olayın Meydana Geliş Şekli Dikkate Alındığında Tazminat Miktarı Fazla Değilse de Olayın Tarihindeki Paranın Alım Gücü ve Davacının Sürekli İş Gücü Kaybına Uğramadığı Dikkate Alındığında Tazminat Miktarının Fazla Olduğu )
• SÜREKLİ İŞ GÜCÜ KAYBINA UĞRAMAYAN DAVACININ MANEVİ TAZMİNAT TALEBİ ( İş Kazası Sebebiyle – 15.000 TL Manevi Tazminata Hükmedildiği/Olayın Meydana Geliş Şekli Dikkate Alındığında Tazminat Miktarı Fazla Değilse de Olayın Tarihindeki Paranın Alım Gücü Dikkate Alındığında Tazminat Miktarının Fazla Olduğunun Anlaşıldığı )
• TAZMİNATIN BELİRLENMESİ ( Duyulan Elem ve Izdırabın Kısmen ve İmkan Nisbetinde İadesini Amaçladığı – Hak ve Nesafete Göre Takdir Hakkı Kullanılarak Tamzinat Miktarının Tespit Edileceği/Olayın Somut Özelliğinin Zarar Görenin Ekonomik ve Sosyal Durumunu Paranın Alım Gücünü Maluliyet Oranını Beden Gücü Kaybı Sebebiyle Duyulan ve İleride Duyulacak Elem ve Izdırabın Gözetileceği )
• MANEVİ TAZMİNAT ( Manevi Tazminatın Ceza Olmadığı – Zarara Uğrayanda Huzur Duygusu Uyandırmayı Aynı Zamanda Ruhi Izdırabın Dindirilmesini Amaç Edindiği/Takdir Edilecek Miktarın Mevcut Halde Elde Edilmek İstenilen Tatmin Duygusunun Etkisine Ulaşmak İçin Gereken Kadar Olması Gerektiği )
818/m. 47
6098/m. 56
Y.İ.B.G.K., E. 1966/7, K. 1966/7, T. 22.6.1966
ÖZET : Dava, maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Direnme yoluyla H.G.K. önüne gelen uyuşmazlık; iş kazası sebebiyle yaralanan davacı yararına takdir edilen manevi tazminat miktarının çok fazla olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Hakimin özel halleri göz önünde tutarak, manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği tutar adalete uygun olmalıdır. Bu para tutarı, aslında ne tazminat ne de cezadır, çünkü mamelek hukukuna dair zararın karşılanmasını amaç edinmediği gibi, kusurlu olana yalnız hukukun ihlalinden dolayı yapılan bir kötülük de değildir. Aksine, zarara uğrayanda bir huzur duygusu uyandırmayı, aynı zamanda ruhi ızdırabın dindirilmesini amaç edindiğinden, tazminata benzer bir fonksiyonu davardır. O halde bu tazminatın sınırı, onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır.
Manevi tazminat, duyulan elem ve ızdırabın kısmen ve imkan nisbetinde iadesini amaçladığından hakim hak ve nesafete göre takdir hakkını kullanarak, manevi tazminat miktarını tespit etmelidir. Hakim belirlemeyi yaparken somut olayın özelliğini, zarar görenin ekonomik ve sosyal durumunu, paranın alım gücünü, maluliyet oranını, beden gücü kaybı sebebiyle duyulan ve ileride duyulacak elem ve ızdırabı gözetmelidir.
İş kazası nedeniyle, davacının göçük altında kalarak maluliyet gerekmeyecek şekilde yaralanmasıyla sonuçlanan olayın meydana gelmesinde davalıların %100 oranında kusurlu olduğu tespit edilmiştir.
Bu sebeple davacı lehine hükmedilen 15.000 TL manevi tazminat miktarının olayın meydana geliş şekli dikkate alındığında çok fazla değilse de; olayın meydana geldiği tarihteki paranın alım gücü, davacının sürekli iş gücü kaybına uğramamış olması dikkate alındığında, fazla olduğu anlaşılmaktadır.
DAVA : Taraflar arasındaki maddi ve manevi tazminat” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda: Ankara 14. İş Mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair verilen 30.6.2011 gün ve 2009/63 E.- 2011/579 K. sayılı kararın incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 21. Hukuk Dairesinin 19.11.2012 gün ve 2011/13922 E.-2012/20501 K. sayılı ilamı ile;
( … 1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle, kanuni gerektirici sebeplere göre, davalı tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddine. 2-Dava, iş kazası sebebiyle sigortalının maddi ve manevi zarariarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, maddi tazminat isteminin davacının maluliyeti bulunmadığından reddine, manevi tazminat isteminin kısmen kabulüyle 15.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 17.11.2008 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiliyle davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerin incelenmesinden; iş kazası sonucu davacının sürekli iş göremezlik oranının %0 olduğu, Sosyal Güvenlik Kurumu Teftiş Kurulu Başkanlığı tarafından olayın iş kazası olduğunun tespit edildiği, olayın meydana gelmesinde, davalı asıl işveren E… Müh. İnş. A.Ş.'nin %60, davalı alt işveren Ö… MakenikTes Ltd. Şti.'nin %40 oranında kusurlu bulundukları, davacı işçinin kusurunun bulunmadığı anlaşılmaktadır.
818 Sayılı Borçlar Kanunu'nun 47. maddesi hükmüne göre hakimin, özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para. zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna dair zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir.
O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.6.1966 tarihli ve 7/7 Sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Hakimin, bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması, bunun yanında olayın işverenin işçi sağlığı ve güvenliği önlemlerini yeterince almamasından kaynaklandığı da gözetilerek gelişen hukuktaki yaklaşıma da uygun olarak tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır. ( HGK.nın 23.6.2004 gün, 2004/13-291-370 )
Bu ilkeler gözetildiğinde, davacı yararına hükmedilen 15.000,00 TL manevi tazminatın çok fazla olduğu ortadadır.
O halde, davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır… ),
Gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
H.G.K.nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği düşünüldü:
KARAR : Dava, maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Davacı vekili, müvekkilinin davalılardan Ö… Mekanik Tesisat İnş. San ve Tic. Ltd. Şti.nin E… İnşaat adlı bir firmayla anlaşarak yüklendiği inşaat işinde çalışmakta iken 17.11.2008 tarihinde geçirdiği iş kazası sonucu yaralandığını ileri sürerek fazlaya dair talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla 2.000.-TL maddi, 35.000.-TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Ö… Mekanik Tesisat İnş. San ve Tic. Ltd. Şti. vekili; davacının olay tarihinde kendi işçisi olmadığını bu sebeple husumet itirazında bulunduklarını ayrıca davacının davaya konu iş kazası sonucu hayati tehlikesinin bulunmadığını, bu doğrultuda talep etmiş olduğu maddi ve manevi tazminat miktarının haksız, mesnetsiz ve fahiş olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı E… Mühendislik İnşaat ve Tic. A.Ş. vekili; davacının diğer davalı Ö… Ltd. Şti.'nin elemanı olduğu, müvekkil şirket ile bir bağlantısı olmadığını, diğer davalı şirketle yapılan iş dolayısıyla imzalanan sözleşme gereği iş güvenliği tedbirlerini alma görevinin diğer davalı şirketin yükümlülüğünde olduğunu, müvekkil şirketin kazanın oluşumunda kusuru olmadığını, belirterek davanın reddini savunmuştur.
Yerel mahkemece, maddi tazminat isteminin davacının maluliyeti bulunmadığından reddine, manevi tazminat isteminin kısmen kabulüyle 15.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 17.11.2008 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline dair verilen karar, davalılar vekillerinin temyizi üzerine. Özel Dairece yukarda açıklanan gerekçelerle bozulmuş: Mahkemece, önceki kararda davacı için takdir edilen manevi tazminat miktarı yönünden direnilmiştir.
Direnme hükmünü, davalılar vekilleri temyize getirmiştir.
Direnme yoluyla H.G.K. önüne gelen uyuşmazlık; iş kazası sebebiyle yaralanan davacı yararına takdir edilen manevi tazminat miktarının çok fazla olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Manevi tazminat isteminin temelinde, davalıların haksız eylemi yatmaktadır. Bilindiği üzere, haksız eylemin unsurları; zarar, fiil zarar arasında illiyet bağı ve fiilin hukuka aykırı olmasından ibarettir.
Öte yandan, mülga 818 Sayılı B.K.nun 47. ( 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 56. ) maddesinde düzenlenen manevi tazminatta kusurun gerekmediği, ancak takdirde etkili olabileceği, 22.6.1966 tarih ve 1966/7 Esas 1966/7 Karar sayılı içtihadı Birleştirme Kararında açıkça vurgulanmıştır. Bu kararın gerekçesinde, taktir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar, her olaya göre değişebileceğinden, hakim bu konuda taktir hakkını kullanırken, ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Yine 818 Sayılı B.K.nın 47 ( T.B.K.nın 56 ). maddesi hükmüne göre; hakimin özel halleri göz önünde tutarak, manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği tutar adalete uygun olmalıdır. Bu para tutarı, aslında ne tazminat ne de cezadır, çünkü mamelek hukukuna dair zararın karşılanmasını amaç edinmediği gibi, kusurlu olana yalnız hukukun ihlalinden dolayı yapılan bir kötülük de değildir. Aksine, zarara uğrayanda bir huzur duygusu uyandırmayı, aynı zamanda ruhi ızdırabın dindirilmesini amaç edindiğinden, tazminata benzer bir fonksiyonu davardır. O halde bu tazminatın sınırı, onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır.
Manevi tazminat, duyulan elem ve ızdırabın kısmen ve imkan nisbetinde iadesini amaçladığından hakim. M.K.nun 4. maddesi gereğince hak ve nesafete göre takdir hakkını kullanarak, manevi tazminat miktarını tespit etmelidir.
Hakim belirlemeyi yaparken somut olayın özelliğini, zarar görenin ekonomik ve sosyal durumunu, paranın alım gücünü, maluliyet oranını, beden gücü kaybı sebebiyle duyulan ve ileride duyulacak elem ve ızdırabı gözetmelidir ( H.G.K.nun 28.5.2003 gün 2003/21-368-355; H.G.K.nun 23.6.2004 gün 2004/13-291-370 ve H.G.K.nun 19.6.2013 gün 2013/21-20-868 Sayılı kararları ).
Somut olayın incelenmesinde. 17.11.2008 tarihinde meydana gelen iş kazası nedeniyle, davacının göçük altında kalarak maluliyet gerekmeyecek şekilde yaralanmasıyla sonuçlanan olayın meydana gelmesinde davalıların %100 oranında kusurlu olduğu hususlarında uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Bu sebeple davacı lehine hükmedilen manevi tazminat miktarının olayın meydana geliş şekli dikkate alındığında çok fazla değilse de; olayın meydana geldiği tarihteki paranın alım gücü, davacının sürekli iş gücü kaybına uğramamış olması dikkate alındığında, fazla olduğu anlaşılmaktadır.
H.G.K.ndaki görüşmeler sırasında, bir kısım üyeler tarafından; somut olay itibariyle mahkemece hükmedilen manevi tazminat miktarının uygun olduğu görüşü dile getirilmiş ise de. bu görüş, yukarda açıklanan sebeplerle çoğunluk tarafından kabul edilmemiştir. Bu sebeple direnme kararının bu değişik gerekçeyle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ : Sonuç Davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile, direnme kararının yukarda gösterilen değişik nedenlerden dolayı BOZULMASINA, istenmesi halinde temyiz peşin harcının yatırana iadesine, 17.04.2015 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
yarx
