off shor hesabina yatan paranin iadesinde – 11. Hukuk Dai̇resi̇ 2016/5535 E.
11. Hukuk Dai̇resi̇
2016/5535
2016/5948
2016-05-30
İçtihat Metni
T.C.
YARGITAY
11. HUKUK DAİRESİ
E. 2016/5535
K. 2016/5948
T. 30.5.2016
DAVA : Taraflar arasında görülen davada …. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 23.2.2016 tarih ve 2014/399-2016/103 Sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
KARAR : Davacı vekili, …'nin Merkez Şubesinde müvekkili …'nun Off Shore hesabındaki paraya bankaya el konulması sebebiyle ödenmediğini, müvekkiline garanti kapsamında olduğu beyan edilerek bu hesaplara para yatırılmasının temin edildiğini, bankaya el konulduktan sonra yapılan başvurulara rağmen müvekkilinin parasının ödenmediğini, …. davalılardan TMSF 'nin yönetiminde olduğundan, bu kurumdan hesaplarla ilgili tüm belgelerin talep edilmesi durumunda Kıbrıs'da mukim ….'nin muhasebe kaydında görünmesine rağmen paranın yurt içine havale edildiğinin görüleceğini, müvekkiline ait hesabın vade sonunun 4.8.2003 tarihi olduğunu, davalı TMSF'nin 3.7.2003 tarihinde bankanın yönetimi ve denetimi kendi uhdesinde olmasına ve 10.9.2003 tarihinde başvuru yapılmasına rağmen, müvekkilinin … Merkez Şubeye havale olunan parasını ödemediğini, bankaya ve bağlı şirketlere TMSF el koyup, bu şirketlerin gerek para ve gerekse malları üzerinde tasarruf yetkisine haiz olduğu ve Bankalar Kanununa göre ödeme yapmak sorumluluğu bulunduğunu, TMSF'ye ve BDDK'ye yapılan başvuruları na rağmen ödeme yapılmadığını iddia ederek fazlaya dair dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla, yönetimi davalı TMSF'ye devredilen … hesabındaki paranın ödenmemesi sebebiyle şimdilik toplam 18.750,00- TL 'nın 3.7.2003 tarihinden itibaren ticari avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili görev ve husumet itirazında bulunmuş davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, Davalı TMSF nin idari nitelikte işlem yaptığı, davalı….nin … Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2004/132 E. sayılı dosyası ile 8.6.2005 tarihi itibarıyle iflasına karar verildiği, tasfiye işlemlerinin 5411 Sayılı Bankacılık Kanununun geçici 11. maddesi yollaması ile 4389 Sayılı Bankalar Kanununun 16/4 maddesi uyarınca TMSF Tasfiye Dairesi Başkanlığının dosyası üzerinden yürütüldüğü, davacı tarafından iflas masasına alacak kayıt başvurusu bulunmadığı, ayrıca fon kurulunun 658 Sayılı kararı ile ikinci alacaklılar toplantısına dair usuli işlemlerin ifa ve ikmal edilmiş olduğuna karar verildiği, 4389 Sayılı Bankalar Kanununu, 5021 Sayılı Kanun ve TMSF Yönetmeliği ile kendisine verilen görevleri tek taraflı ve kamu gücünü kullanarak yerine getiren TMSF sigorta kapsamında bulunan mudi mevduatlarının ödenmesi ile ilgili görevini de bir kamu otoritesi olarak idare hukuku prensipleri çerçevesinde yerine getirdiği, özel hukuk tüzel kişisi olmayan davalı aleyhine açılan davalarda; kamu hizmetinin yöntemine ve hukuka uygun olarak yürütülüp yürütülmediğinin ve hakkın icrasının yerine getirilmemesinde hizmet kusuru veya başka sebeple idarenin ödeme yükümlüsü olup olmadığının idare hukuku ilkelerine göre saptanması gerektiği, menfaatleri ihlal edildiği iddiasında bulunan kişilerin, söz konusu eylem ve işlemlerden dolayı Bankalar Kanunu ve İ.Y.U.K.hükümleri uyarınca idari yargı organlarında haklarını arayacağı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalı TMSF'nin idari eylem ve işleminden kaynaklanmayıp, davalı TMSF'ye …'ye izafeten dava açılmıştır.Davalı TMSF vekili cevap dilekçesinde davanın idari yargıda görülmesi gerektiğinden bahisle görev yönünden davanın reddine karar verilmesini istemiş, davacı vekili cevaba cevap dilekçesinde davalının …'yi devraldığını bu sebeple alacak davası açtıklarını ve adli yargının görevli olduğunu ileri sürmüş, iddianın ileri sürülüş şekline göre işbu davada davalı TMSF yönünden adli yargı görevli olup, mahkemece yazılı olduğu şekilde davada idari yargı görevli olduğundan bahisle görevsizlik kararı verilmesi doğru olmamış kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın BOZULMASINA, ödenen temyiz peşin harcın istemi halinde temyiz edene iadesine, 30.5.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
