2 B serhinin iptali kullanim kadastrosundan sonra acilan – 16. Hukuk Dai̇resi̇ 2015/1554 E.
16. Hukuk Dai̇resi̇
2015/1554
2015/2751
2015-03-26
İçtihat Metni
T.C.
YARGITAY
16. HUKUK DAİRESİ
E. 2015/1554
K. 2015/2751
T. 26.3.2015
DAVA : Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay'ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu vedosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
KARAR : Kullanım kadastrosu sırasında …………. Köyü çalışma alanında bulunan, 105 ada 1 parsel sayılı 10.016,97 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, beyanlar hanesine 6831 Sayılı Yasa'nın 2/B maddesi gereğince orman sınırları dışına çıkarıldığı ve … ile …'ın fiili kullanımında bulunduğu şerhi verilerek tarla niteliğinde Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacı … taşınmazın 1/2'sinin kendi kullanımında olduğu iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemesine yapılan yargılama sonunda davanın görev yönünden reddine, karar kesinleştikten sonra ve talep halinde dosyanın görevli ve yetkili ……… Sulh Hukuk Mahkemesine gönderlmesine karar verilmiş; hüküm, davalılar … ve … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
SONUÇ : Mahkemece davanın 6100 Sayılı HMK'nın 382/2-ç-1 maddesinde düzenlenen taşınmaz üzerinde taraf oluşturulmasına ve hak ihlaline sebebiyet verilmeyecek düzeltmelerin yapılmasına yönelik çekişmesiz yargı işi olduğu gibi ayrıca aynı Kanun'un 4/1-c maddesinde belirtilen taşınır ve taşınmaz mallarda, sadece zilyetliğin korunmasına yönelik davalardan olduğu ve bu nitelikteki davaların Sulh Hukuk Mahkemelerinde görüleceğinden bahisle görevsizlik kararı verilmiş ise de yapılan değerlendirme hatalıdır. Dava, kesinleşen kullanım kadastro tutanağına karşı, tapu kaydının beyanlar hanesinde yazılı şerhin iptali ve davacının fiili kullanıcı olduğu şerhinin yazılması istemiyle açılmıştır. Bu nitelikteki davalar 6100 Sayılı HMK'nın 4/1-c maddesinde yer alan zilyetliğin korunmasına dair davalardan olmadığı gibi, şerhte yer alan isimdeki yazım hatalarının düzeltilmesine dair taleplerden farklı olarak kayıt maliki Hazine'ye ve lehine kullanım şerhi olan kişilere karşı açılıp, ileri sürülen iddianın ispat yükümlülüğünü içerdiğinden çekişmesiz yargı işi de değildir. Bu durumda 6100 Sayılı Kanun'un yürürlük gününden sonra açılmış olması sebebiyle davaya bakmak Sulh Hukuk Mahkemesi'nin görevine girmemektedir. 6100 Sayılı HMK'nın 1. maddesi gereğince mahkemelerin görevi kamu düzenine dair olup bu hususun mahkemece re'sen gözetilmesi gerekir. Hal böyle olunca; mahkemece taraf delilleri toplanıp işin esasına girilmesi gerekirken mahkemenin görevsizliğine ve görevli mahkemenin Sulh Hukuk Mahkemesi olduğuna karar verilmesi isabetsiz olup, davalılar vekilinin temyiz itirazları açıklanan sebeple yerinde görüldüğünden kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde davalıya temyiz edenlere iadesine, 26.3.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
